Kayıtlar

Nermin Yıldırım - Dokunmadan

Resim
UGT'nin yorumu üzerine Kitapsan'a Nermin Yıldırım adlı henüz tanımadığım ama bence tanıyınca çok seveceğim kadının geçen ay çıkan, Dokunmadan adlı kitabını almaya gittim. Yeni bir kitaba ve yeni bir diziye başlamak, iyi geliyor. Yeni alışkanlıklar edinmeye benziyor. Sabah uyanınca, ayrıldığımı unutup yanlışlıkla Narsist Ormanınkralı'na günaydın mesajı atmaktan korkuyorum çünkü. Yeni bir sabah ritüeli, yeni kitaplar ve dizilerle oluyor. Yeni ayakkabılar ve çantalar sadece umut verip, kandırıyor. Bunu alırsam herkes bana aşık olacak bence. (Olmadı) Kitaplar ve diziler dürüst. Ne sen varsın, ne de sana aşık olabilecek bir bitli baklayı ayırt edemeyen kör alıcı. Gel biz sana günaydın mesajlarıyla birlikte, seni bile unutturalım diyorlar. Lafta kalmıyor.







Ben, çok kitap alan, eşe dosta çok kitap ödünç veren, eşe dosta çok kitap ödünç vermemeye sık sık karar veren, bu kararından her defasında dönen, arabaların sileceklerine, ATM'lere, banklara kitap bırakan, ama az kitap okuya…

Çiğdem Canım Yayan

Resim
Varla yok arası bir sevgilim vardı. Şimdi yok. Olsaydı. Yapacak bir şey yok.  Tüm şarkılar ona gitsin bu akşam. En az benim kadar severdi şarkı söylemeyi. Üstüne üstlük sesi de pek bir yanıktı. Bağrı gibi. Kirpik diplerindeki gölgeler gibi. Kendine aşıktı.







Hayatımın Özeti

Resim
Son bir hafta içinde çektiğim fotoğraflara, okuduğum kitaplara, güldüğüm karikatürlere bakınız. Bir gereksizlik kipi olduğumu görürsünüz. Son bir hafta içinde, aşağıda gördüğünüz devasa çiçek serasında kaybolmak istedim. Ortanca almak istedim. Alamadım. Adana sıcağına ortanca dayanmıyor. Ben dayanabiliyorum. Ortanca güzel. Ben, değilim. Ve bütün genellemeler gibi, bu da cahilce. Sonra, bu serada yere boylu boyunca uzanıp ''Çiçekli şiirler yazmak'' istedim BAYIM. Ayıplarlar sonra. Sakın. Markafoni'de şu gri Nine West ayakkabıyı kovala bak. Müthiş heyecan verici. Mağazasında indirim yapıyorlarmış. Ama Markafoni'de üstüne bir daha indiriyorlarmış. Kaçırmamalıymışım. Çünkü 158 santimetreymişim. Bütün bunları kendime söylüyorum. Yatma serada yere! Ayağa kalk ve uza. Uza boylu boyunca uzanma uza! 8 santimetre yetmez. 10 olsun. Belki böylelikle bir koca bulursun. Bakıyorum da artık zengin koca demiyorum. Bakıyorsunuz da artık zengin koca demiyor. Çünkü eli yüzü düzgün…

Yaşlı Bir Garson Görünce

Resim
Arkadaşım bana şu linki attı. Yaşlı olup da garsonluk, ayakkabı boyacılığı vesaire yapanlara üzülüyorum dedi. Çok saçma geldi bana.

https://seyler.eksisozluk.com/yasli-bir-garson-gorunce-istemsizce-coken-huzun

Ben babam ve babam gibi boş boş oturan yaşlılara üzülüyorum. Hadi babam kafadan çatlak. Gayet aklıbaşında eli kolu tutup da kahvede okeye dördüncü olan yaşlılara çok üzülüyorum. İnsanlara hizmet etmeyi gerektiren bir işte çalışmanın ya da işte torunu yaşındakilere hizmet etmeyi gerektiren bir işte çalışmanın acınası bir tarafı yok. Asıl acınacak halde Olanlar, TV karşısında ya da kahvehane sandalyesinde ölümü bekleyenler. Onlar öyle acınasıdılar ki ölümü beklediklerinin farkında bile değildirler. Bir işe yaramak, her yaşta gurur duyulacak bir şeydir. Ama küçük bir üretimin, ama büyük bir hizmetin parçası olmak asla acınası ya da merhamet edilesi bir şey değildir. Biz, geleneklerimiz ve dini inançlarımız gereği yaşlılara ekstra saygı gösteririz. Çocukları taciz edenlerin genellikle…

Hilal, Aşırı Sevindirdin Beni

Resim
Girls, 1. sezon bitti. Ya biterse diye sindire sindire izliyorum. Bir insan bir diziyi ne kadar sevebilirse o kadar sevdim. Sex and The City'yi de çok seviyordum. Kendimi Miranda'ya benzetiyor ve hep Samantha olmanın hayaliyle yanıp tutuşuyordum. 
Burada da kendimi Hannah'ya benzettim. Şöyle bir sahne vardı: Hannah, memlekete ana babasının elini öpüp harçlık almaya gidiyor. Adam'ı arar, aramaz kararsızlıklarında yanlışlıkla çaldırmış bulunuyor. Adam aramaya dönüş yaptığında nolsun ben de memleketteyim işte. Annemlerin hayır duasını almaya geldim diyor. Adam da, Ohio'da havalar nasıl? Esmiyor esmiyor mu? diyor. Hannah, Ohio'dan değil, Michigan'dan olduğunu hatırlatıyor. Orada bir güzel ağladım. O kadar güzel ağladım ki.. Ondan sonra babası ile annesi banyoda sevişirken babası kaydı düştü falan ağlama heyecanım azalır gibi oldu. Hop diziyi durdurup, Yıldız Tilbe Gelmezsin kahretsin, bilmezler ne hainsin, sen kurtar yarabbim yanıyorum ateşlerdeeee!!! yi açtım. …

Sakkın sakkın sakın haa

Sakın benim gibi aptal olmayın. Machka pantolonunuzla annenize gidip, sanki orada eşofmanlarınız yokmuş gibi, çişimi yapmaya girmişken, şu tuvaleti bir güzel çamaşır suyuyla temizleyeyim demeyin. 

Sakın benim gibi üşengeç olmayın. Günlük su isteyen bitkilerinizi, sabır taşı yapıp, aman bak ben de hiç su içmiyorum sonuçta ölmüyorum diyip, öldürmeyin.

Sakın benim gibi ... Bunu söylemeyeceğim. Mahrem.

Sakın benim gibi maymun iştahlı olmayın. Aynı anda 4 dizi izleyip, 5 kitap okuyup, hepsini yarım yamalak bırakmayın. 

Sakın benim gibi nefret dolu olmayın. Sizin için şık giyinmeye çalışan bir adamla, siyah gömlek giymiş diye piyanist şantöre dönmüşsün, önce bir kaç damla yaaaaaşşşşşş, diye alay etmeyin.

Sakın benim gibi ince düşünceli olmayın. Yolunun üstündeyse beni de falanca yere bırakır mısın diyen komşunuza, aa tabi ben de oradan gidiyorum zaten diye yalan söyleyip, sırf onun için yolunuzu değiştirmeyin. 

Sakın benim gibi ince düşünceli de olmayın. Bana hastayken getirdiğin orkidenin saksıs…

Fatih Erdemci

Güneş kadar sıcak, yıldızlar kadar uzak, Bedenim sana tutsak, ellerim yüzüne hasret, İtirazım var, yalnızlık hakkım değil, Bu ayrılık benim suçum değil
Hatırladınız mı? 90'lardan unutulan bir adamın şarkısı.