Nazan Bekiroğlu

Nazan Bekiroğlu'nu lisede edebiyat öğretmenimiz kendini beğenmiş, gıcık, mesafeli, entelektüel, havalı Fatmagül Hanım sayesinde, İsim ile Ateş Arasında romanıyla tanıdım. 3 yıldır kitaplığımda 10. sayfaya geçmemi bekleyen La kitabıyla bu kelime cambazı Trabzon'lu akademisyen ve yazar kadından korktum. Kulağını tutmak için kolunu başının etrafından dolayanlardan çünkü. Bir bok anlamıyorum o her biri 5 satırlık cümlelerinden. Lakin, Yusuf ile Züleyha kitabından bir bölüm olan aşağıdaki metin bende kafama çekiçle vurulmuş, ardından soğuk duşa sokulmuş etkisi yaptı. Tabi ki de Züleyha karakterinde kendimi gördüğüm için.
duy beni ey gelecek zaman,

duy beni yazılmış ve yazılacak olan bütün hikayelerin 

kadın kahramanları.

Bütün o yaşanmış ve yazılmış olan,

bütün o yaşanmamış ve yazılmamış olan 

hikâyelerin kadın kahramanları.

Kadınlar ve kızlar,

dişil ve doğurgan,

duygusal ve duyarlı olan.

Eril olmayan yani,

fethetmeyi değil fethedilmeyi bekleyen kale, daima.


Gecenin karanlık koynunda kapılarını açan kent,en fazla

en fazla bir sandalı koynuna alan deniz. 

Durağan

ve çaresiz

ve lekesiz 

ve temiz tertemiz.

Adı tarihe geçmiş ve geçecek

dişil ve doğurgan,

kadın ve kız olan yani ki 

yani ki bütün hikâyelerin baş kahramanı olan.

Dünyanın çevresinde döndüğü asıl güneş, çağların gerçek 

sahibi, gerçek yazıcısı tarihin,

bir anda en güçlü hükümdarları yerle bir kılan

en güçlü kumandanları köle, en zelil köleleri hükümdar 

kılan,

tutsakları en derin aydınlıkta hür, hür olanı en koyu 

karanlıkta tutsak kılan,

hükümsüzü birden bire hükümlüye çeviren,

hükümlüyü birden hükümsüz eden.


Geçer akçeleri geçmeze, geçmez akçeleri geçere 

dönüştüren saklı ve gizli el.

Ama güçsüz,

çünkü daima ödeyen ve ödenen bedel.

Duyun beni geçmiş ve gelecek zamanların bütün hikâye 

kahramanı kadınları

ve hikâye kahramanı olmayan kadınları.

Bir ben gibisi olmayacak aranızda,

hiçbirinize benzemediğim kadar hiçbiriniz 

benzemeyeceksiniz bana.

Hepiniz düz yollarda, sakin ve güvenli bir yaşamın 

kollarındasınız,

bense derin ve karanlık bir kuyunun başındayım.

Fethedilen değil fethe kalkışan olarak kalacak geçmiş ve 

gelecek zamanlara adım.

Acım acınızdan,

gücüm gücünüzden çünkü çok daha fazla

aşk benim hakkım,

aşkın, hakkımız olmayanı istemek anlamına geldiğini 

bildiğimden bu hak ediş,

çünkü bu aşk benim yazgım,

çünkü kutsal kitaplarda zikredilecek benim adım.

Yükselmek için düşmek ,arınmak için kirlenmek,

çıkmak için batmak lâzım.

Yeniden doğmak için ölmeli insan bir kere,

ruh olmak için teni yakmalı kadın

ve suyun serinliğini bilmek için ateşe düşmeli kadın.

Vurucu ,kavrayıcı ve kuşatan, 

durmayan, koşan,

böyle yazılmış benim yazgım,

kutsal kitaplarda böyle geçecek adım,

yazgıma ben nasıl baş kaldırırım?

Hanım hanımcık ol, böyle denecek Leylâ’ya .Ve oda öyle 

olacak.Çöle düşen Mecnun, Leylâ değil.Leylâ ağlamak için 

bile bahane bulmak zorunda. Ben öyle miyim ya?

Şirin’in bahtına düşen, uğrunda dağlar delinen olmak 

olacak, dağları delen değil.Suyu bulmak Ferhâd’ın bahtı.

Aslı, en fazla bir âh, felekleri tutuştursa da. Açılıp kapanan 

düğme Aslı boyundan ayağa.Yanıp küle dönmek Kerem’in 

hakkı olacak.


Ben Aslı gibi miyim ya?

Evli evinde, yerli yerinde,

bana yazılansa, benim alnıma, Yûsuf’un gömleğini yırtmak 

boydan boya,

nasıl karşı çıkarım yazgıma?

Adım,

ey geçmiş ve gelecek zamanların 

dişil ve doğurgan, duygusal ve duyarlı,

hanım hanımcık, durağan,

ve çaresiz

ve lekesiz

bütün hikâye kahramanları.

Adım adınızla birlikte anılsa da,

dağlar ve ırmaklar arasında,

gökler ve yer arasında olduğu kadar mesafe olacak adımla 

adınız arasında.

Siz, yazgınızla iffetli,

çaba harcamayacaksınız eteğinizdeki çamuru akıtmaya.

Ben yazgımı yükleneceğim önce

sonra yazgımdan iffet çıkaracağım.

Bu yüzden Yûsuf’un arka tarafından yırtılan gömleğinden 

Züleyha’nın önden yırtılan eteğine kadar uzanacak yolum,

Adım adım,

aşk benim hakkım


Yorumlar

  1. Nar Ağacını da çok beğendim ben. Hiç bitmesin istedim hatta:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ''Aşk değildi bu. aşk olsa hesap yapacak mecali kendinde bulamazdın. bu kadar hesap yapmaya ne gerek vardı? hepi topu aşk işte. gelir, yaşanır ve günü gelince biterdi.''

      Sil

Yorum Gönder

Alkışlayan eller dert görmesin

Bu blogdaki popüler yayınlar

Benim gibi malgöz olmayın

Taklitçi Geldi Haaaanııııımmm