Bu bayram da kesattı işler

Bir bayram daha geldi ve geçti.  Formalite öyle gerektirdiğinden el öpen asi genç kızlardan olmadım hiç. Tanıdığım benden yaşça büyük herkesle bayramlaşmaya gittim. (Hemen hemen) Tanımadıklarımla, ki yeni taşındığım apartmandaki komşularımla teker teker tanışıp ellerini öptüm. Öğrenci apartmanından emekli apartmanına taşındığımı hatırlatayım. Teyzeler, büyük hevesle kızlarını oğullarını nasıl okutup büyük adam ettiklerini, kimini evlendirip, kimini boşattıklarını, ne çok büyük statülere kavuşturduklarını anlattılar. Eh tabi bu gariban eli yüzü düzgün öğretmen kızın ağzının suyunu akıtmaktan zevk de aldılar biliyorum. Neyse, o konuda sorun yok. Hiç bir zaman mesleğimi, ya da mezun olduğum fakülteyi, diğerleriyle kıyaslayarak yücelteyim gibi bir kaygım olmadı. Teyzelerin egosunu çok iyi kabarttım. 

''Aaaa gerçekten miii? Çocukluk hayalimdi. Ne kadar şanslıymış kızınız! Pardon ne kadar yetenekliymiş demek istedim''

''Kesinlikle zaten Edebiyat'ı bitirmek çok zordur. Farsça'sıydı, Osmanlıca'sıydı, çok kitap devirmiş olmalı kızınız. Bizler Eğitim Fakültesi'nde yan gelip yattığımız halde bizi öğretmen olarak atadılar, onlara formasyonda kısıtlamalar getirerek öğretmen olmalarını engellemeye çalışıyorlar. Çok haklısınız. Türkçe Öğretmeni olmak, Eğitim Fakültesi mezunlarının değil, Fen-Edebiyat Fakültesi mezunlarının hakkı. ''

''Helal olsun Melahat Teyze.. Kendin ilkokul mezunu olduğun halde oğullarının biri doktor biri mimar olmuş senin emeklerin sayesinde. Ne kadar gururlansan az''

'' Evet evet .Oğlunuzun kepli fotoğraflarına bayıldım. EE koskoca ODTÜ'den mezun olmuş. Yakışır''

vs. vs. vs.

Sonuç: 
Bayram geldi geçti ve tek bir teyze bile beni oğluna layık bir gelin adayı olarak gördüğünü açıklamadı. Görümcesinin halasının torununa yakıştıran bile olmadı. Ve umutlarım yine başka bir bahara kaldı. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Benim gibi malgöz olmayın

Allahını seven üstüme çanta atsın!! (İmza: Bütün kadınlar)