İbrahim Tenekeci Okuyunuz

''Mesela "hırsızlık" kelimesinin yerine "yolsuzluk" 

kelimesini koyma gayretindeler. yolsuzluk, insanın 


kulağına yol-su-elektrik gibi geliyor. ama hırsızlık 


denilince, işin rengi bir anda değişiyor. mesela ünlü 


medya patronu veya falanca milletvekili yolsuzluk yaptığı 


için değil de, hırsızlık yaptığı için yargılansaydı, itibarları 


sıfırla çarpılırdı. ama şimdi, hiçbir şey olmamış gibi 


davranabiliyorlar. yine, "ahlak" kelimesinin yerine "etik" 


kelimesini monte etmeye çalışıyorlar. hal böyle olunca 


da, etik değerleri dilinden düşürmeyen bir yayın 


yönetmeni gazetesine eteksiz kadın fotoğrafı basabiliyor. 


veya mankenlik mesleğinin bile etik değerlerinden 


bahsedilebiliyor.''





"mahallenin tek bakkalını hatırlıyorum. iki 

kavanoz şeker, birer kutu bisküvi ve gofret, bir 

de gazoz. kuruyemiş olarak da sadece kırık 

leblebi. paranız varsa, bir değil, beş gofret 

alıyordunuz, hepsi o kadar. şimdi, leblebinin 

bile 

onlarca çeşidi üretiliyor. çeşit arttıkça, 

yoksulluğu daha ‘iyi’ görmeye başladık.

zengin çeşit, fakir insan. sıcak para, soğuk aş."





tanrım


ben var ya ben

büyük adam olmalıydım


şehirler yakılmalıydı adıma


trenler soyulmalıydı


tanrım


vesaire olmamalıydım




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İrem Çağıl

Eli yüzü düzgün öğretmen kız takip altında