Kayıtlar

Şubat, 2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

BERGEN ''Acıların Kadını''

Resim
Yıllar yılı dert yolunda, Ne ilk ne de sonuncuyum, Kahrediyor hayat beni, Acıların kadınıyım Yıllar yılı dert yolunda Ne ilk ne de sonuncuyum Kahrediyor hayat beni Ben acılar kadınıyım

Öğretmen milletini de mimlediler. Olacağı buydu zaten

''Kafası karışık blog''çu Dilek'e bir anket yöneltilmiş. O da beni en hızlısından ama en afillisinden kanka ilan ettiği için bana yollamış. Böyle çabuk kaynaşan insanları severim. Neye tahammül edemem biliyor musunuz? Böyle mıy mıy mıy, 500üncü altın gününde 500üncü kısırı yerken hala ''Tuba'cığım ellerine sağlık. Zahmet etmişsin. Her şey çok güzel olmuş'' diyen uyuz tiplere. Yıllarca görüşürsün hani, samimiyette bir basamak ilerlemez bu tipler. Sahte salaklar. Ha bu arada bu sahteler genelde evlidir. 
Dünyadaki tek akrabam Karaşimşek görse yine: ''Abla, yine neye tahammül edemem biliyor musun? demişsin. Senin tahammül edebildiğin bir şey yok ki''

Neyse, canımın istediğine tahammül edemem, istediğine de hayran olurum. Size ne. Zeki insanlara hayranım. Bir zengin koca adayı istediği kadar zengin olsun, iyi espri yapamıyorsa, kendisiyle dalga geçemiyorsa, hızlı düşünüp hızlı cevap veremiyor ve verdiği cevaplarla karşıdakini göt edip …

Stop violence against women

Resim
Plastik çiçeklerle ziyaretime geldi hayat, Semt pazarından alınma hırkasıyla Her bastığında gıcırdayan tahtalarıyla Öyle çok sevdim Binlerce kapıcı karısından birinin ismiydi sanki KADER Delirdiğim altyazı şimdi bütün aynalarda Vazgeçtim sonunda hep tura gelen uğurlu paramdan Yazık hiç bir şair bir çiy tanesi kadar bile sızamadı kağıda Kayıp şiirlerim gül resimleridir şimdi Yazık, bir son mektup bile bırakmadan gitti Zeyniler Köyü'nde Çalıkuşu şimdi zaman.
(DİDEM MADAK)

ÖZGE bir CAN'dır

Resim
Karanlık... Issızlık... Ürperti...
Zorbalığın şartları olgunlaşıyordu.
Şoförün gözü yoldan çok aynadaydı.
Aynaya bakarken kendi planlarını görüyordu.
Birkaç dakika, en fazla birkaç saat sonrasını.
Baktıkça hayvanca bir heyecan duyuyordu.
Kız razı olur muydu acaba? "Yollu" muydu?
Güzellikle olmazsa bir-iki bağırış çağırış yeterdi belki.
Gençti, tecrübesizdi, şaşkındı.
Ve güzeldi.
Güzel...
Adam bu kelimeyi kafasında evirdi çevirdi.
Aynanın gösterdiğinden fazlasını görmeye çalıştı.
Gözleri yuvalarından fırlamış gibiydi.
Direksiyonu kırdı. Yolu değiştirdi. Artık geri dönüş yoktu.
Kız önce ne olduğunu sordu.
Sonra karşı çıktı. Ardından bağırdı.

Türk Sinemasında Cinsiyetçilik

Resim
Neşeli Günler (1978) filminde Mehtap, iki kardeşi -kardeş olduklarını bilmeden- aynı anda idare ediyor. Kızcağızın tek istediği sevgililerinin okuyup büyük adam olması ve neticesinde kendisini lüks gazinolara götürmesi. Tek kaşar hareketi de ağzını yaya yaya sakız çiğnemesi.. Ahmet kızın 6. sevgilisi, Mehmet ise 7. Daha büyük bir orospuluk olabilir mi? Tokadı da hak ediyor kız, yiyor ağzının ortasına. Ki Türk filmlerinde kadına tokat; öpücük gibi, çiçek çikolata gibi bir şey. Romantizmin bir parçası.
Filmde Mehtap'ı yerden yere vuruyorlar resmen. İki kardeşi aynı anda idare eden orospu! Ocağına ateşler düşsün!







------------------------------------------------------------------------------------------------------------






Öte yandan diğer çok sevdiğimiz bir film Ah Nerede'de (1975) erkek karakterimiz Ferit, aynı anda 5 kızı idare ediyor. Ve ikisinin kardeş olduğunu bile bile. ''Çapkınım hovardayım, 24 ayardayım, her gece bir bardayım, haydi haydi ..'' tadında ortalard…