Kayıtlar

Haziran, 2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Dizi Tavsiyesi - Orphan Black

Resim
Kadınların erkekleri kendine aşık ettiği, dövdüğü, öldürdüğü, aşağıladığı ve komik duruma düşürdüğü filmleri severim. 

Yerli film örneği için, bknz. Kurtuluş Son Durak. Bu filmi hala izlemeyen bir erkek düşmanı varsa, erkek düşmanlığından utansın bir zahmet.

En iyi Amerikan dizilerini izlemiş ve eli boş halde ekrana bakarken, son zamanların popüler sitesi Onedio sayesinde yeni dizi buldum.

Orphan Black. Puanının yüksek olduğunu görünce atladım. Police Department'ta herkesin içini görebildiği cam odada panolara cinayet şüphelilerinin ipucu niteliğinde resimlerini, ABD haritalarını falan asıyorlar, karşısına geçip herkes ortaya bir fikir atıyor ya, o sahnelerden var. Seksi bir adam var. Dolayısıyla aşk var. Gizem var, ki dizilerde bağlayıcılığı belirleyen faktördür. 

Bir de ecnebi müziği sevmeyen benim bile kanımı kaynatan bir şarkı çaldı 8. bölümde. Daha da sevdim diziyi. Ve dizilab sitesinden izliyorum. Hangi bölümde kalmıştım tasası yok, siteyi açtığınızda en son kaldığınız yerden de…

MİM -Ben Küçükken- MİM

Resim
Yeniler Kendini Hayat blogunun benim gibi çakma değil, orijinal psikologu Özlem, beni mimlemiş. Dilekçe olmasa, haberim olmayacaktı. Dilek'i sosyal medya danışmanım ilan ediyorum. Kendisine maaş olarak ayda bir adet korsan olmayan kitap versem anlaşırız bence.


Ben küçükken, hayat benim için tek bir soru işaretinden ibaretti? Neden Hülya Avşar'ın değil de çocuk bakıcısı Hatice'nin kızıyım?
Ve yaşadığım her sorun, bu bakış açımdan kaynaklandı. Bu embesil soruyu zihnimden atmam yıllarımı aldı. 

Ben küçükken, zengin çocuklarının hayatlarına özenmekten kendi hayatımı yaşamaya fırsat bulamazdım.

Zengin çocuğu dediğim de, kıyafetleri üstüne büyük gelmeyen, apartmanda oturan, üstüne bir de balkonları olan, ailesinden harçlık alan, bisikleti olan, iki katlı demir ranzası, üstü kitaplıklı çalışma masası olan, saçları uzun ve atkuyruklu olan, bayramlarda babasıyla lunaparka giden çocuklardı. 

Ben küçükken, kara, kupkuru, kulakları ve burnu her daim pis, tırnak içleri kapkara, ama okuma ya…

Türk Kadını Olma Kuralları

Resim
Türk kadınının zorunlu döngüsü:

1- Liseyi bitir 
2- En geç 1 yıl içinde üniversiteye (en az 4 yıllık) git
3- Mezun ol. 
4- Çalışmaya başla.
5- Sözlen
6- Nişanlan
7- Nikahlan (Nikah başka düğün başka. Nikah formalite.)
8- Düğün yap
9- En geç 2 yıl içinde 1 çocuk doğur
10- Ardından en geç 4 yıl içinde 1 çocuk daha doğur
11- Ondan sonra ister öl, ister yaşa, ister vur ister okşa!

NOT: Her ne pahasına olursa olsun yukarıdaki sırayı bozma. Seni tokatlayarak aralarından atarlar.


Neden Blog Yazdığım Umrunuzda mı?

Hepimiz kendimizden bahsetmeye bayılıyoruz. Anlıyorum ama konuşamıyorum olayı bizde sadece İngilizce söz konusu olunca geçerli. Türkçe anlamıyoruz, çünkü dinlemiyoruz. Çünkü başkalarının ne yaşadığı ya da ne düşündüğü umrumuzda değil. Ama çok iyi Türkçe konuşuyoruz. İyi konuştuğumuzu kanıtlamak içinse sürekli kendimizden bahsediyoruz. 

       Bir kaç gün önce ev oturmasına gittiğim arkadaşım kahvenin şekerini nasıl aldığımı sordu. ''Çok şekerli sevdiğimi bilmiyor musun hala yaaaaa!!'' derken, nasıl sinirliyim nasıl.. Sen kim oluyorsun da benim kahveyi nasıl sevdiğimi bilmiyorsun! En sevdiğim yemeği ve sevmediğim tek yemeği, tuzu sadece haşlanmış mısır üzerinde sevdiğimi, çocukken cennet hayalimin bir odada dolusu muzdan ibaret olduğunu, kapıdakine ''kim o?'' diye sorduğumda ''beeen'' denmesinden nefret ettiğimi nasıl bilmezsin. Ben önemliyim. Aslına bakarsan, ben en önemliyim.

        Dolayısıyla blog maceramın neden ve nasıl başla…

Bayılırız Psikolojimizi Çözümlemeye

İlişkisel psikanaliz (relational psychoanalysis) testine hoş geldiniz! Hemen aşağıda karşınıza 10 soru çıkacak. Bunlara vereceğiniz yanıtların özel hayatınızdaki değerleri ve idealleri simgelediği düşünülüyor. Soruların sonrasında verdiğiniz yanıtları nasıl yorumlamanız gerektiği anlatılıyor. Testi yaparken soruları sırasıyla yanıtlayın, atlama yapmayın. Soruyu okur okumaz o sahneyi zihninizde canlandırın ve aklınıza ilk gelen şeyi yanıt olarak verin, soruların üstünde uzun uzun düşünmeyin. Sorular: Ormanda yürüyorsunuz. Birlikte yürüdüğünüz birisi var. Kim o? Ormanda yürürken bir hayvan gördünüz. Türü ne? Hayvanla aranızda nasıl bir etkileşim oluyor? Ormanın derinliklerine doğru yürüdünüz. Bir açıklığa geldiniz ve hayallerinizin evini gördünüz. Bu ev ne kadar büyük? Bu evi çevreleyen bir çit var mı? Eve girdiniz. Yemek odasına geçtiniz. Yemek masasının önüne geldiniz. Masanın üstünde ve etrafında neler var? Evin arka kapısından çıktınız. Çimlerin üstünde bir bardak var. Bu bardak ne tür malze…

Kızlar; Sorunum Sizinle Değil, Erkeklerle

Resim
''Özetle, bu genleri taşıyorsanız, ağır saldırı suçu işleme 

olasılığınız diğerlerine göre sekiz kat, cinayet işleme 

olasılığınız on kat, silahlı soygun yapma olasılığınız on üç 

kat ve cinsel saldırı suçu işleme olasılığınız da kırk dört 

kat fazladır.

İnsan popülasyonunun yarısı bu genlere sahipken diğer 

yarısının sahip olmaması, ilk grubu, diğeriyle 

kıyaslanmayacak ölçüde tehlikeli kılar.


...
Bu arada, bu tehlikeli gen grubuna yeniden dönecek 

olursak siz de olasılıkla adını duymuşsunuzdur. Topluca 

''Y kromozomu'' olarak anılırlar. Ve eğer siz de bir 

taşıyıcıysanız, ''ERKEK'' olarak isimlendirilirsiniz.''

(Incognito: Beynin Gizli Hayatı)

İki psikiyatr kendi evlilikleri üzerinden başkalarına ders verdi!

Resim
Mesleklerinde çalışkan, hırslı ve tanınan psikiyatristler. Arzugül Hanım, Özkan Pektaş’ın asistanıyken ona âşık olmuş. Bu sırada karısından yeni ayrılmış olan ve biri 10, diğeri sekiz yaşındaki iki oğlu ve yalnızlığıyla baş etmeye çalışan Özkan Pektaş, asistanının cazibesinden etkilenmiş. Bir sene içinde evlenmişler, çoluk çocuk Arzugül Hanım’ın 45 metrekarelik evinde yaşamaya başlamışlar. İlk zamanlar anneliğin ne olduğunu bilmeden, üstelik kendisine tepki gösteren oğlanlarla baş etmekte zorluk çeken Arzugül Hanım, psikoloji kitaplarını bir kenara atıp çocukların sistemine uymuş. Kurallar ise zaman içinde herkesin katılımıyla oluşmuş. O karambolde bir de yeni bebek katılmış aileye. Özkan ve Arzugül Pektaş 14 yıl önce başlayan bu aşkın her şeye rağmen aynı hızla devam ettiğini söylüyor.      İki büyük oğlan şimdi üniversite mezunu. Ufak olansa 12 yaşında. Kalabalık yaşamayı seven ailenin hayatı, İstanbul’a tepeden bakan 250 metrekarelik teras katında geçiyor... Onlarla ’genel anlam…

Bekarlar Ölse Keşke Değil mi?

Resim
Mis kokulu bir kek yapıp, English Home'dan aldığın pasta fanusunda saklayıp, Madame Coco'dan aldığın cici pasta tabaklarında Tefal çatalınla yemeye hakkın yoksa sen fakir falan değilsin arkadaş. Bildiğin bekarsın.

      Bekarız ya, Allah bizi bildiği gibi yapmalı. Bekarız ya, ölüden hallice yaşamalıyız. Bekarız ya, ömrümüzü evleneceğimiz günün beklentisi ve hazırlığı ile geçirmeliyiz. Bizimkisi hayat değil, hayat provası.

      Annem, ''Bekar adam tencerede pişirir kapağında yer'' der kap kacağa döktüğüm paraları gördüğünde. Ama kendisi kabuğunu kıramamış, 60 küsür yaşında bir eski zaman kadını. 90'larda dünyaya gelip de bekarlığı bir an önce atlatılması gereken gereksiz bir evre olarak görenlere ne demeli peki? Onların bu cehaletlerini hangi şirin kılıfa sokmalı?

     En yakın arkadaşımla ben, kendimizi seviyoruz. Kendimizi haddinden fazla önemsediğimiz için de yüzümüze iki gülen herhangi bir şapşalla evlenmiyoruz. Soyadını yanımıza yakıştıracağımız adamı bek…

Ah Bu Ben Kendimi

Resim
Yaşarken çok ağladığım şeyler şimdilerde beni çok güldürüyor. Eskiden utandığım şeyler de şimdi gurur veriyor. Küçükken yerden çilek bulup yemiştim. Bunu asla kimse bilmemeli diye düşünüyordum. Yıllarca bunu kendime bile itiraf etmediğim bir sır olarak sakladım. Şimdilerde, ''Merhaba ben Tuba, biliyor musun? Küçükken çok fakirdik ve yerden çilek bulup yemiştim''le başlıyorum kendimi tanıtmaya. Evimizi arkadaşlarımın görmesini  hiç istemezdim. Bir keresinde evime gelmek için çok ısrar eden arkadaşıma sokakta uzunca bir tur attırdım, yorulur belki vazgeçer diye. Sonra evleri gösterip, ''bil bakalım hangisi bizim ev?'' diye sordum. Komiklikten girersem belki daha az ezilirim hani. Bugün, arkadaşlarımın görmesini en çok istediğim yanım, evim. Sokağıma gelen arkadaşlarıma telefonda, ''Başını kaldır etrafına bak, gördüğün en güzel ev benimki. Balkondan anlarsın zaten benim elimin değdiğini'' derken nasıl da kabarıyor göğsüm. Çocukken bir ka…

Ot Keyfi Bok Keyfi O Candır Bu Candır

Resim
4,5 saat çekmece temizledikten sonra bir Türk kadını kendini ödüllendirir arkadaş! Pucca'nın ''Tel tokalar ve cımbızlar doğada kendiliğinden yok oluyor'' söyleminde kendimi bulurdum hep. Meğer bunlar hep seks, pardon bunlar hep dağınıklıkmış. İdeal bir gelin adayı gibi görünsem de temizlik anlayışım -ne yazık ki- yerleri süpürüp, ortalıkta gördüğüm ıvır zıvırımı en yakın çekmeceye saklamak. 
Bugün okuldaki hatunlardan biri, pasaklı kadınları kınayan uzunca bir konuşma yaptı. Fena halde üstüme alındım. Eve geldim, çantayı atıp, telefonu, tableti şarja takıp, kıyafetlerimi bile değiştirmeden (Pasaklılıktan kurtulmaya çalışıyorum güya) makyaj masamın çekmecelerine daldım. Ama yok böyle bir dalış. Nasıl bir dalışsa bu, okyanusun dibinden koca bir BİM poşeti dolusu çöp çıkardım. Doğada yok olduğunu sandığım 8 cımbız ile 8568465893 tel tokayı buldum. Boş vakitlerimde bir elinde cımbız bir elinde ayna keyfi yapıyorum. Makyaj masası bittti, komodinler, komodinler bitti, giy…