Bekarlar Ölse Keşke Değil mi?

     



     Mis kokulu bir kek yapıp, English Home'dan aldığın pasta fanusunda saklayıp, Madame Coco'dan aldığın cici pasta tabaklarında Tefal çatalınla yemeye hakkın yoksa sen fakir falan değilsin arkadaş. Bildiğin bekarsın.

      Bekarız ya, Allah bizi bildiği gibi yapmalı. Bekarız ya, ölüden hallice yaşamalıyız. Bekarız ya, ömrümüzü evleneceğimiz günün beklentisi ve hazırlığı ile geçirmeliyiz. Bizimkisi hayat değil, hayat provası.

      Annem, ''Bekar adam tencerede pişirir kapağında yer'' der kap kacağa döktüğüm paraları gördüğünde. Ama kendisi kabuğunu kıramamış, 60 küsür yaşında bir eski zaman kadını. 90'larda dünyaya gelip de bekarlığı bir an önce atlatılması gereken gereksiz bir evre olarak görenlere ne demeli peki? Onların bu cehaletlerini hangi şirin kılıfa sokmalı?

     En yakın arkadaşımla ben, kendimizi seviyoruz. Kendimizi haddinden fazla önemsediğimiz için de yüzümüze iki gülen herhangi bir şapşalla evlenmiyoruz. Soyadını yanımıza yakıştıracağımız adamı beklemiyor, tek kişilik hayatımızı yaşıyoruz. Ama bu gerizekalı milletin bekarlarla, hele de yalnız yaşayan bekarlarla alıp veremedikleri var. Tabi Türkçe'de buna ne dendiğini hepimiz biliyoruz. Söyletmeyin şimdi bana.

    ''Neden çift kişilik karyolaya onca para verdin? Ne gereği var? Tek kişilik sandıklı baza alsaydın keşke? 2. el falan da bulunuyor onlardan. Hem içine ıvır zıvırını koyardın. Yarın evlendiğinde yatak odası takımı alacaksın, bu karyolayı boşa almışsın.''

    ''Bu fincanlar çok güzelmiş. Kullanma sakın, salak mısın? Kırılır mırılır. Çeyizine sakla. Annenin evinden getirdiğin eski fincanları kullan şimdilik''

     ''Neden iç çamaşırına ve geceliğe bu kadar para veriyorsun? Ben bekar olsam pamuklu don giyerim.''

     ''Misafir yemek takımı almam gerekiyor Jumbo'dan 7500 liraya. Tabi sen bekarsın, oh rahatsın. Kullan at plastik tabakta yesen de olur''

     ''O kadar parayı paspas setine mi vereceksin? Amaaaan, mahalle züccaciyesinde 3lü klozet takımı 20 liraya satılıyor. Ondan al, kim görecek sanki?''

     ''N'apacan 520 litre No Frost buzdolabını. 2. el tek kapılı bir buzdolabı neyine yetmiyor. Evlenince alasını alırsın.''

     ''Oohh ne güzel valla, yemek yapma derdin yok, sabah akşam kahvaltı yap.''

     '' Ne gereği vardı tek başına koca ev tutmuşsun? Bir ev arkadaşı alsana kendine''


   
Lan siz manyak mısınız? Ne demeye çalışıyorsunuz? Evli değiliz diye şık sofralarda yemek yemeye, visco yatakta götümüzü devirip yatmaya, evimizi sevmeye, evhanımı olmaya hakkımız yok mu? Beni salon kadını çizgimden kaydırmayın. Verdiğimiz cevapları algılamaya zekanız yetmez diye size cevap vermiyor, gülüyor geçiyoruz. Biz sizinle iyi anlaşmıyoruz, onu da bilin. Sizi idare ediyoruz. Sizi alttan alıyoruz. Hepsi bu.




Yorumlar

  1. Barney stinson'un playbook'u vardı hatırlar mısın? :) sen kimseye kulak asma. Ben de beş yıl yalnız yaşadım. Ve cok da özenli şekilde hem de. O boşa para harcama diyenler senin şık eşyalarına yapılırken, takımlarla yemek yemekten keyif alırken iyi ama. Bi de yaşasın yarın karne günü :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. How I met your mother'ı izlemedim. Ama Barney'nin bazı repliklerini biliyorum. Playbook'u araştıracağım. Veee, yaşasın yata yata maaş almak! Çatlasın öğretmen olamayıp da öğretmenleri yerden yere vuranlar!

      Sil
  2. Kesinlikle haklısın, ben de kendi başıma yaşıyorum yıllardır ve söylediğin birçok şeyi harfiyen duydum. İnsanın var olan ya da olacak birine -hatta bir hayale bile bağımlı yaşaması ne kadar aptalca. Millet olarak bayılıyoruz bu tarz cinsiyet rollerinin ardına sığınmaya...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haydi bazı kadınlar doğuştan ezik. Ancak bazılarını da görüyorum ki, bekarken çok güçlüler, evlendikten sonra kavanoz kapağı açmayı beceremez hale geliyorlar.

      Sil
  3. ne kadar doğru yaa. amaaan hasetlerinden diyorlar hasetlerinden!
    hayır bu zihniyet evlenince de bitmiyor ki! ben bi yemek takımı almlıştım mesela. günlükler yetmediğinde, çoğu zaman da güzel tabaklarda yemek istediğimden onları çıkarıyorum ve annem o tabakları mutfakta görünce çıldırıyor. yetmiyorsa uyduruğundan yeni bir günlük yemek takımı almalıymış, onlar misafirinmiş. ya kırılırsa? aman allahım o zaman ne yaparmışım? salonda oturulmazmış, koltuklar kirlenmesinmiş.
    çok konuşuyorlar, çok..
    sonra da bitmiyor anacım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Analarımız yokluk görmüş, kırılırsa yenisini alamayacaklarından her şeyi sandıklara büfelere saklamışlar. Onlara saygı duyuyorum. Ama yeni neslin elaleme gösteriş olsun diye yaşamasını kınıyorum. Kınadığına göre de kesin başıma gelecek. Ocaklardan ırak

      Sil

Yorum Gönder

Alkışlayan eller dert görmesin

Bu blogdaki popüler yayınlar

İrem Çağıl

Eli yüzü düzgün öğretmen kız takip altında