Kayıtlar

Temmuz, 2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Erkek Doğrama Cemiyeti Manifestosu

Resim
Bana bu kitabı öneren feminist arkadaşım Dileke teşekkür ederim. 



90 sayfadan ibaret kitabın her satırı altı çizilesi, ancak ben size fragman olsun diye bir paragrafı yazayım:

''Sevgi; bağımlılık ya da cinsellik değil, dostluktur. Ve o yüzden iki eril arasında, bir erille bir dişi arasında sevgi olamaz. Biri ya da ikisi akılsız, güvensiz eril yaltakçısı olan iki dişi arasında da var olamaz sevgi. Konuşma gibi sevgi de yalnızca güvenli, serbest hareket edebilen, bağımsız, hoş iki dişinin arasında gerçekleşebilir, çünkü arkadaşlık hor görmeye değil, saygıya dayanır. Hoş dişiler arasında bile yetişkinlik çağında arkadaşlık nadiren oluşur. Çünkü bunların neredeyse hepsi, ya ekonomik olarak var olabilmek için bir erkeğe bağlanmıştır ya da cangılda ilerleyebilmek ve o şekilsiz kütle içinde başlarını dik tutabilmekle meşguldür. Sevgi; para ve manasız çalışmaya dayanan bir toplumda çiçek açamaz. Sevginin, mutlak ekonomik ve kişisel özgürlüğe, boş vakte ve insanı yoğun biçimde özümseyen,…

Yine çok büyük dertlerim var. 190'a 180 ebatlarında

Resim
Gardrop istiyorum gardropppp! 
          Elbisemin birini almaya çalışırken diğerleri dağılıyor. Mango ve Koton her gün indirimde diye dolabımın hacmi artmıyor. Elimde öğrenciliğimden kalma bir tane vardı aslında. Bellona'nın genç odası grubundan kırmızılı mırmızılı bir şey. Çok zengin ama çok cimri eniştem, oğlanlara çocuk odası mobilyası almıyordu. O gardrobu onlara verdim. Zaten evimin muhteşem nostaljik stiline hiç mi hiç uymuyordu. O gün bugündür, elime geçeni dolabımın tahta kuruları için ayrılmış bölümlerine kadar sokuşturmaktan elbiseler ütü tutmaz oldu. Allahtan şu anki evimde koridora bir gömme dolap yapmışlar da, hiç olmazsa yatak döşeği, kışın yazlık, yazın kışlık kıyafetleri hurçlarla oraya koyuyorum. Geçenlerde kuzenime bu dertten yakınınca, fazla gelen kıyafetlerimi kendisine verebileceğimi, böylece sorunun çözüleceğini söyledi. Lan sen ne kadar akıllısın öyle. Nankör! Zaten aldığım 3 elbiseden 4'ünü 5. giymemden sonra sana vermiyor muyum? 



Şu anki gardrobum bu. B…

Sen de yaz yaz yaz bir kenara yaz

Resim
Hello everybody! Yarını meçhul boktan ülkenizde, kusmuk dünyanızda ve millete imrenmekle geçen yaz tatilinizde beni okumaktan başka çareniz yoksa eğer, buyurun bir de buradan yakın.  

Yamuk Prenses, bana bir yaz Mim'i yöneltmiş. Mim de neyse artık. Kulak tırmalayıcı, rahatsız bir kelime. Her neyse.. Her neyse demişken, aklıma her şey geldi. Her şeyin hatta bütün şeylerin ayrı yazıldığını hatırlatayım. Çünkü bitişik yazıldığını görünce sinirleniyorum. 

Dünyadaki tek akrabam Kara Şimşek, ''sinema'' yerine ''sinama'' yazdığı için, kendisini 5687638 kez uyarmıştım. En son bana attığı mesajda yine aynı hataya düştükten sonra çıldırdığım için, bir daha bu kelimeyi yanlış yazarsa sevgilisini elinden almakla tehdit ettim. Ve ne yaptı biliyor musunuz? Ertesi gün bana attığı mesajda yine ''sinama'' yazdı. 

Annem olsa, ''ölün mü öldürün mü?'' derdi, n'lere bastırarak. 

Bu tehditimi hatırlattım kendisine. Bin bir özür ve yalvarma…

MİM - Hakkımda bilmek için yanıp tutuştuğunuz 11 şey

Dünyadaki son kankam Dilekçe, sabah akşam yazışmamızla yetinmeyip, beni mimlemiş. Buradan kendisine erkeklerle kanka olmaması konusunda bir uyarıda bulunayım. Erkeklerle kanka olma Dilek.

1- Elinde sihirli değnek olsa neleri değiştirmek isterdin?

Hiç bir şeyi değiştirmezdim. Adana'mda göl kenarına bir ev yapardım kendime. Değneği bir kere değdirince, yemyeşil bir bahçe olurdu. Bir daha değdirirdim, evimden göle uzanan bir tahta iskele, kıyıda da bir sandalım olurdu. Bir daha değdirirdim, amerikan filmlerinde evlerin girişindeki ahşap verandadan yapardım. Bir daha değdirdiğimde bahçede rengarenk fenerlerin altında bir masa, çevresinde de kankalarım olurdu. Deli gibi kahkaha atıyor olurduk. 

2- Mesleğini değiştirmek isteseydin hangi meslek dalını seçerdin veya ne olmak isterdin?

Öğretmen olmak için yaratılmışım. Değiştirmezdim. 

3- Bir gün boyunca aç kaldın. İlk ne yemek isterdin?

Herhangi bir sulu yemek, pilav cacık üçlüsü

4- Bir dalga olsaydın nereye vururdun?

İnsanların denize çöp atmadı…

Facebook'ta sevgi açlığı

Hastanede yer bildirenlerin o pırıl pırıl kafasından istiyorum. Ne içiyorlarsa aynısından istiyorum. O sevgi açlığı, o ilgi açlığı, o beni önemseyin yakarışları.. Ulan bir tane bile mi arkadaşınız yok? Ulan hastanede yer bildirenlerin hepsi de evli oysa. Ama kocişiniz sizin hayat arkadaşınız değil mi? O size hasta olduğunuzda şefkat göstermiyor mu? ''Kayınvalidemin ameliyatı var canım. Kadın hastalığı. Onun için geldik. Herkese çok teşekkür ediyorum'' Vay kayınvaliden evine yerleşe! 

Ha bir de, ''Doğumgünümü kutlayan herkese çok teşekkür ederim. İyi ki varsınız. İyi ki sizleri tanımışım. Kusura bakmayın, mesajlara tek tek dönmeye fırsatım olmadı. Sizi seviyorum.''  var.

:D

Kolunda serum @Bilmem ne Özel Hastanesi, hasta hissediyor

Kıskanççççççççç Tuba

Resim
Yine bir gün bütün ''loser''lar tek taşın yanına alyansını 

takmış, elini koca adayının kıllı eli üstüne koyup resim 

atmıştı Facebook'a.

Ve yine bütün zeki kadınlar evde kalmıştı. Havada kesif bir 

adaletsizlik kokusu vardı.

Sinir mi oldun sen bugün? EVET.

Resim
Feminist olmak için kadın olmak gerekmiyor, erkek olsanız da olur. Bir deneyin bence. Kadına ''kadın'' demek yeterli. ''Ben bir bayan  olarak..'' diye cümleye başlayan bir kadın bile feminist olabilir. Ben elimden geleni yaparım. Sözcükleri düzeltirim, üslubu düzeltirim. Eğitirim elimin uzandığı herkesi. Eğitim benim işim zaten. Bunun için maaş bile veriyorlar bana. ''Ben kadın değilim, kızım'' deseniz bile feminist olabilirsiniz. Vallahi bak! Feminist olmayı, lezbiyen olmak zannediyorsanız bile sizin için bir ümit var. 

''Şu cafedeki 100 kişiden 99'una soralım. Kadınla kız arasında ne fark var, diyelim. Herkes aynı şeyi söyler. Bekaret.'' diyorsanız bile feminist olabilirsiniz.

Çok yoruldum. Çok bunaldım. Ama benim hala umudum var. Hala..

Ferdi Tayfur- Coşkun Sabah

Bu gece kendimi 'arabesk'e 'arabeks' diyecek kadar arabesk hissediyorum. Hatta ''buhranlardayım'' demek yerine ''Burhanlardayım'' deyip, Burhan Altıntop'a gidip, Çiko'yla dertleşmek istiyorum. 


Yıllar yılı gizliyorum 
Hep içimde saklıyorum 
Kimselere diyemiyorum 

Gizlediğim aşkımsın sen 
Sakladığım sevdamsın sen 
Gönlümdeki büyük sırsın sen 

Haberin var mı? 
Seni çok sevdiğimden 

Haberin var mı? 
Yüreğimin sesinden 

Bir dua gibi 
Bir dilek gibi 
Gizliyorum senin sevgini 

Aaaahhhh... 
Yaşadığım hayalleri 
Gündüzleri geceleri 
Kimse vereyim bu sevgimi? 

Diyemiyorum.. Diyemiyorum.. 
Kimselere diyemiyorum... 
Diyemiyorum.. Diyemiyorum.. 
Hep içimde gizliyorum 


-----------

Sevgilim sevgilim


Bak yine şafak söküyor


Sevgilim sevgilim


Bak yine sabah oluyor


Şimdi sen kim bilir ne duygulardasın


Belki de en tatlı uykulardasın


Sen rüyalar aleminde


Yeni aşklar hevesinde


Bense yine uykusuzum


Bir sabahçı kahvesinde


Sevgilim sevgilim


İnan ki çok özledim seni


Sevgilim sevgilim


İnan …

İki cümle arasındaki tek farkı bulun

Resim
                                   Zengin ama tipsiz.

                                   Tipsiz ama zengin. 

Genelde 1. cümleyi arkadaşlarım kurar. 2. cümleyi ben. O kadar çok seviyorum işte parayı. Zengin ve tipli adamlar da var elbet. Ama onları benden daha zeki olanlar çoktan kapattı. Kapıyı açıp kaçamasın diye de ardarda bebeler yapıldı. Çocuklarının doğumgünü pastasını üflüyorlar kapılan adamlar. Salak salak fotoğraflarda etiketleniyorlar. O yüzden tabi ki de tipsiz ama zenginle yetinmeyi biliyorum. 

Yine Onedio

Onedio'da Kadınlar ve Erkekler Üzerine Sıradışı Anket diye bir anketi cevaplıyorum. Bir şey çok tuhafıma gitti. 
Soru şu:
Hangi özelliğe sahip sevgili kesinlikle en çekicisi?

efendi
eğlenceli
sadık
seksi
zeki
zengin

Bu, kadınlara yöneltilen bir soru. Ben tabi ki zengini işaretledim ve çoğu kadının da öyle yaptığına eminim. Sorunun istatistiklerini bir açtım, ne göreyim.. Aynen şöyle:

efendi (%10)
eğlenceli (%27)
sadık (%26)
seksi (%12)
zeki (%22)
zengin (%3)

Oha ama yaa! Bu kadar da yalancılık olmaz. Bir dakika, sanırım gözden kaçırdığım bir şey var. Belki kadınlar, erkekleri evlenilecek-eğlenilecek diye ikiye ayırıyorlardır. Sadece sevgili olacakları bir erkekte aradıkları özellik, evlenecekleri erkekte aradıklarından farklıdır. Ama bu teze göre ben kadın değilim. Ben her iki grupta da zenginliği ilk önceliğim yaparım. 

Ayrıca kızlar allah aşkına hem eğlenceli hem sadık erkek olur mu? Eğlenceli erkek, kaşardır. 

Charles Bukowski

Resim
"ve benim durumum doğduğum günkü kadar kötü ve 

hüzünlüydü. tek fark, istediğim sıklıkta olmasa bile arada 

sırada içki içebilmekti. insanın kendini sonsuza dek 

sersem ve yararsız hissetmesini engelleyen tek şeydi içki. 

onun dışındaki her şey insanı sürekli gagalayıp deliyordu. 

ve hiçbir şey ilginç değildi. insanlar kısıtlayıcı ve 

tedbirliydiler, aynıydı hepsi. ve bu götlerle ömrümün 

sonuna dek yaşamak zorundaydım. tanrım, hepsinin kıç 

delikleri, seks organları, ağızları ve koltuk altları vardı. 

sıçıyor ve konuşuyorlardı ve at boku kadar can 

sıkıcıydılar. 

kızlar uzaktan iyi görünüyor, güneş elbiselerinde ve 

saçlarında parlıyordu. ama yakınlaşıp ağızlarından akan 

beyinlerini dinleyince silahlanıp yeraltına gizlenmek 

istiyordum. mutlu olmayı asla beceremeyecek, asla 

evlenemeyecek, çocuk sahibi olamayacaktım."



Potpori

Resim
Bir kaç kez üst üste sesi açıp eşlik ediyorum,

Selam sana kara sevda
       Yıllar sonra ne haber 
       Uzun zaman görüşmedik 
       Merhaba yeniden 

Niran Ünsal'ın haydi eller havaya dese bile ağlatası bir ses  tonu var. Ama canım ağlamak istemiyor. Bu tutmadı galiba deyip değiştiriyorum. Şansımı biraz  daha zorluyorum. Sonra kendimi evli bir adamın, yıllarca karısını boşayıp  kendisini alacağı vaadiyle beklettiği çaresiz kenar mahalle kızı gibi hissetmeliyim diyorum. Belki o zaman ağlamam gelir. Derken Yalan Dünya'daki Tülay geliyor aklıma. Ve Tülay rolünde İrem Sak söylüyor:
Bir zamanlar benim sevgilimdin    Yanımdayken bile hasretimdin   Şimdi başka bir aşk buldun 
   Mutluluk senin olsun


Sonra Tülay yetmez, bir doz da Açılay almalıyım bence.  Rakı içiyormuş gibi yapıp, kola içerim hem. Etkisini daha  iyi gösterir şarkı. 

   Bekleyeceğim... bekleyeceğim... 
   Geri dönmese bile 
   Alıştım kaderin zulmüne artık 
   Bana gülmese bile 

Sanırım Açılay'dan hoşlanıyorum. Çünkü sırada Kurtu…

gıybETME

Resim
Kadir gecesinde; insanlık için küçük, kendim için büyük bir karar verdim ve GIYBETi, ya da daha kibar söylenişiyle dedikoduyu terk ettim. Onsuz ben nefes alamam dediğim ojeyi de daha sık abdest alabilmek için, oje çekmecemin taşmak üzere olduğu bir anda hoop diye terk etmiştim. Terk edilme korkusuyla, erkekleri de ummadıkları anlarda terk ettim hep. Eminim sigara kullanıyor olsam, yeni aldığım paketin ilk dalı ağzımdayken bırakmaya karar verir ve paketi olduğu gibi çöpe atardım. Gıybet de, kendisiyle en haşır neşir olduğum döneminde kendisini bırakacağımı ummazdı elbet. Bayılırım hazırlıksız terk etmelere. İlişkilerde bütün numaram Natalie Portman tipi romantik komedi filmlerindeki her an ne yapacağı kestirilemeyen kadın olmak hatta. 

Yakın arkadaşlarıma mesaj yollayıp, kararımı bildirdim. Yanımda gıybet edilmesine de izin vermeyeceğim. Ben yapacak olursam da ikaz edileceğim. 

Ben karar verdim mi uygularım da bir tek endişem var. Ya benim bütün olayım gıybetse? Ya gıybet olmaksızın arka…

Ruhumuz Arabesk

Resim
''Karanlık, sisli bir İzmit gecesi, tripteyim yine elimde resmi'' 
Gerisini unuttum ama Youtube'a Yasemin Arslantürk yazarsanız yeni favori şarkıcımın tüm videolarına ulaşırsınız. Ne ile ya da kiminle dalga geçtiysem, sonrasında kendimi onu çok severken buldum. Hayatımın en büyük aşkını da ilk gördüğümde, yanımdaki arkadaşıma dönüp, ''Kıroya bak yeeaaa!!'' deyip kahkaha atmıştım. Sonra o kıronun peşinde ne koştum ama. Bu karanlık İzmit gecesi videosuna da arkadaşım beni etiketlediğinde, altına yaptığımız yorumlarda kızlarla uzunca bir geyik çevirmiştik. Hatta Yasemin Arslantürk'çülük oynayarak defalarca taklidini de yaptık. Youtube'da küfür videolarına da çok güldük. Kolundaki jilet izlerini tiye almak için, koluma siyah göz kalemiyle ''jilet izi'' yazdım. Ama sonra ne oldu, horoz döndü, tavuk gömdü. Kızın yanık sesine hayran oldum. Götümü de yırtsam, söylediği şarkıya gırtlak dayandıramadığımı gördüm. Oturdum, ona o şarkıyı y…

Allah başka dert vermesin

Resim
Sinema odamda değişiklik yapmak istiyorum. Değişiklikler parayla yapılıyor. Maaşlı çalışan, zengine göre fakir, fakire göre zengin ben ise arkadaşlarımın yüksek limitli kredi kartlarına ve tanıdık mobilyacıların senet sepet usulü taksit yapmalarına güveniyorum. Ayda 200 lira mı? Aaaa çok ucuz! Bir sene de koltuk için çalışırım canım, ne olacak? Hem benimki çalışmak da sayılmaz. Öğretmenlik bir yaşam biçimi benim için. Hem koltuğumu her gördüğümde daha çok çalışasım gelir. Ne yapayım, ihtiyacım var, almayayım mı? Neyin ihtiyaç, neyin lüks olduğunu belirleme şeklim de zamanla değişiyor tabi. Ne olursa olsun, o koltuğu almalıyım. Ama hangisini? 




Residence hayranları sinema odamdaki antika koltuğu bilirler. Bence çok güzel. Ama 45 kilo halimle ben bile oturunca içine çöküyor. O kadar ki eski. Oturum ölçüsü çok dar. Bacaklarımı da uzatabileceğim, yani ayağımı yerden kesecek bir mesafede olmalı sinema koltuğum. Puf almıştım. Kullanıyorum da, ama kesmiyor beni. Yatılı misafirim çok olur. Arka…