Didem Madak'ı neden çok seviyorum?

''Çoğu kadın kendileri için önceden planlanmış güvenli 

bir hayata sığınır. Bu hayatın sonu baştan bellidir. Bir 

kadın bunun dışında seçimler yapmaya kalkıştığında, 

fena halde zora sokmuş olur kendini. (Haklısın, başrol 

oyuncusu olabileceği maddi manevi imkânların içine 

doğmamışsa eğer.) Çoğunluğu kendini gizleyen, 

koruyan, 

gardını alan, ürkmüş insanların yaşadığı bu ülkede bir 

kadın olarak bana ait bir hayatım olsun diye gösterdiğim 

çabaya ve kendi serüvenime haksızlık edemem. Bu 

yüzden hayatımı samimiyet ve cesaretle anlatmak benim 

için önemli. Benim hâlâ hayatımla ve bir kadın oluşumla 

ilgili çözemediğim bazı meselelerim var, bu meselelerle 

samimiyet ve cesaretle boğuşuyorum hâlâ. Bütün bunlar 

yokmuş gibi davranıp, kitabi şiirler yazamam. Şiirlerim 

ütüsüz ve buruşuk gezdirdiğim ruhumun diyeti bence. 

Bu yüzden hepsi benden parçalarla dolu. Bu yüzden 

biraz kadınsı, durup dururken bağıran şiirler.''

Didem Madak
varlik dergisi, sayi: 1141, 1 ekim 2002



   




               Yaşlanmak da benim için bir özgürlük vaadi 

aslında. Bu yüzden eteklerinin ucundan sarkan paçalı 


donlarına aldırmadan, örtmeden – gizlemeden dolmuşa 


binmeye çalışan, önüne gelen erkeğe yardım etmesi için 


elini uzatan yaşlı teyzelerin durumu bana çok büyüleyici 

gelmiştir hep. 


              Yaşlı bir kadın hayatının bir dönemini 

kadın olarak geçirmiştir, ama artık tam bir kadın değildir. 

Yani bir kadın gibi kendini gizlemek, korumak 

zorunluluğu yoktur. Yaşlandığım vakit, şiirimin 

değişebileceğini düşünüyorum. Gecenin bir vakti 

kimsenin ilgisini çekmeden bir meyhaneye oturup, 

herkesin suratını inceleyebilirim o zaman. En fazla, bu 

buruşuk suratlı kadının niye kendilerini inceleyip 

durduğunu düşünürler. Sonra çok içip masada sızmama 

yakın, heyy kocakarı, derler bana, kapatıyoruz, hadi evine 

git. 


                 Genç bir kadın için tam bir yalnızlık mümkün 

olmuyor aslında. Eskiden cebimde bir falçata taşırdım 

mesela. Gecenin üçünde hiç korkmadan, arkamdaki ayak 

seslerini kollamadan, sokaklarda yalnız dolaşabilmek 

benim şiirime çok şey katabilir gibi geliyor. Yaşlanınca 

daha rahat ederim diye düşünüp, yaşlanma etkilerini 

geciktirici krem kullanmıyorum. Ne kendim ne de şiirim 

için. Ben sanırım yaşlanınca şu kabına sığamayan, çatlak 

ihtiyarlardan olacağım. Zaten şu an yazdığım şiirler beni, 

torunlarıma hayatımı anlatmak zahmetinden kurtaracak. 

zaman haliyle gece ikiye kadar oturaklı, derin şiirler 

yazacağım, o saatten sonra da torunlarımla diskoya falan 

gideceğim. Herkesin ‘kaçık ihtiyar’ı ayıplamasını şiddetle 

istiyorum.

                                       (Didem Madak)

Yorumlar

  1. hepsini bir çırpıda okudum art arda yayınlanmış yazıların. elif şafak'da ece temelkuran'da aynı psikolojik alt yapıya sahip hissi uyandırdı, bir erkeğe kendini sevdirme ihtiyacı. ama daha önce didem madak okumadığıma bu alıntıdan sonra bin pişmanım, olsun ya hiç tanışmasaydık. onun hissettirdiği bambaşka dimdik bir kadın kimseye mecburiyeti yok sadece var olan toplum baskısının farkında ve onun için en önemli şey olan özgürlüğüne kavuşmak için heyecanlı ve bir kadının her şeyi gözüyle bakılan diri bedenini ve güzel yüzünü hiç düşünmeden fedaya hazır. hay bin yaş pabucumun leydisi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Didem Madak'ı sevdirebildiysem ne mutlu bana. Ancak, sabırsızlıkla beklediği yaşlılık günlerini göremeden 41 yaşında kanserden öldü. :(

      Sil
  2. ben de sabırsızlıkla bekliyorum yaşlılık günlerimi. hatta kimseye muhtaç olmadan huzur evi masraflarıını karşılamak için çalışıyorum şimdiden :) ankarada iki huzurevi gördüm ikisini de beğenmedm biraz daha geçsin araştırmaya bile başlıycam :P huzurevinden kaçar kaçar gezerim ben de.. ama onun dediği gibi yaşlılık da tam bir özgürlük getirmiyor ki bu dünyada.. insanlar o kadar mikroplaştılar ki yaşlısını gencini ayırmadan her tülü kötülüğü yapabiliyorlar :(

    YanıtlaSil
  3. Çok seviyorum Didem Madak'ı,,,,

    Kaybolmak istemiştim bir zamanlar
    Kapının arkasında yokum demiştim
    Ve divanın altında da.
    Bulamazsınız ki artık beni,
    Hayatın ortasında.
    Kaybolmak istemiştim bir zamanlar
    Beni kimse bulamazdı
    Tanrı’nın arkasına saklansam.
    O Kocamandı, en kocamandı o.
    Bir kız çocuğunun hayalleri kadar.

    Keşke bu kadar erken ayrılmasaydı aramızdan..........

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Daha ne güzel şiirler yazardı kim bilir

      Sil

Yorum Gönder

Alkışlayan eller dert görmesin

Bu blogdaki popüler yayınlar

İrem Çağıl

Entel Görünümlü Zengin Koca Avcısı