Öğretmenler Size Ne Yaptı?



Hakkımızı savunurken başka mesleklere çamur atmadan 
duramıyoruz. "Polis Doğu'ya eşini de götürüyor, öğretmen 
de götürsün, banane" "Öğretmenler 3 milyar maaş alıyor, 
doymuyor, asgari ücretliler ne yapsın?" "Ben 8 sene 
Şemdinli'de dağ köyünde öğretmenlik yaptım. 1 yıl çalışıp, 
eş durumuyla kaçanlar da yapsın". "Hani öğretmenlere 
rotasyon yapacaktınız?" "2010da niye Doğu affı getirdiniz o 
Zaman?" "Valiler kendi adamını alır o zaman". " Öğretmenlik 
zor diyenler gelsin 1 saat acil serviste çalışsın" "Biz 
öğretmenler, memurlardan daha çok çalışıyoruz, eve iş 
götürüyoruz".

Vs vs vs

Nedir bu öfke? Bu kin, bu düşmanlık? 
Neden ben şu zorluğu yaşadıysam o da yaşasın? Ona 
tolerans gösterildiyse bana da gösterilsin? İlkokul öğrencileri 
gibiyiz. "Bazen bir çocuğa tuvalet izni verip, diğerine 
vermediğim oluyor. Sonra başlıyorlar, ona verdiniz bana 
vermediniz, ayrımcılık yapıyorsunuz, o Zaman ona da 
vermeseydiniz."

Onlar çocuk oldukları için bu bencil tepkilerini 
anlayabiliyorum. İzin verdiğim çocukta bir rahatsızlık var 
belki ondan veriyorum, izin vermediğim çocuk, dersten 
kaçmayı alışkanlık haline getirmiş, ondan vermiyorum. 
Hakkımızı ararken, neden başkalarının haklarına 
saldırıyoruz? 

Bunun en basit, kendi çevremden gördüğüm örneği 
öğretmenlerin tatili. Diğer meslek erbabı, öğretmenler neden 
bu kadar çok tatil yapıyor diye isyan etmek yerine, kendi tatil 
ihtiyaçlarını dile getirseler çok daha zarif çok daha olgun bir 
hareket olur.
Vay efendim o niye şu kadar maaş alıyor? Bu niye Doğu'ya 
gitmiyor? Ötekinin niye şu kadar tatili var? Kamu 
çalışanlarının niye bu kadar rapor Hakkı var?
Bu düşmanlık bitsin artık. Ben ekmek yemiyorsam başkası 
da yemesin anlayışı, fesatlıktır.

Aşağıda, Ekonomi Bakanı'nın konuşmasından bir kesit 
paylaştım. Yorum yok:
.................
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, kamu personel reformunun yapılmasını savunurken kendilerine e-posta ve twit yoluyla en fazla talebin geldiği atanamayan öğretmenleri örnek gösterdi. Adana İnovasyon Konferansı'nı takip eden gazetecilerle bir sohbet toplantısı düzenleyen Zeybekci, öğretmen açığının sebebinin öğretmenlerin atamadan sonra evlenip başka şehirlere gitmesi olduğunu kaydetti. Zeybekci "Hâlâ Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da bir öğretmenin ortalama kalış süresi 10.5 ay. 70 bin öğretmen alıyorsun seneye aynı açık var." dedi. Zeybekci, devletin şehirlerde kadroları belirlerken il içinde ihtiyaç duyulan pozisyona göre hareket ettiğini belirterek işe alımın valiler yoluyla yapılması gerektiğini söyledi.
Zeybekci, şöyle konuştu: "Devlet Adana Valisi'ne 'Al' diyecek ama vali bilmem ne ilçesinin bilmem ne köyündeki okula öğretmen alacak. İşte 'Ben Samsun'dan biriyle evlendim gidecektim. "Evlen. Evlenme diyen var mı? O okulda kaldığın sürece, vali seni o okula aldığı sürece 657'nin tüm haklarına sahipsin. 'Gideceğim, tayin istiyorum' dediğin zaman yok kardeşim. O senin sorunun. Gidecek misin al senin bonservisini git!
Gittiğin yerde işe girmişsin girmemişsin o senin sorunun. Ben sana gittiğin yerde öğretmenlik yaptırmak zorunda değilim. Ben o okula öğretmen bulmak zorundayım." Zeybekci, sağlıkta da aynı sistemin uygulanması, maaşların ilçeye göre belirlenmesi gerektiğini söyledi. Zeybekci, Cumhurbaşkanı ve Başbakan'ı 'Ankara'daki bürokratik çemberden kurtaracak' özel sektör kurulları oluşturmayı planladıklarını anlattı. Zeybekci, "Bir hükümet dilediğini müsteşar yapabilmeli. Reel sektörden geçiş olabilmeli." diye konuştu.
...............................
(Kaynak: www.haberturk.com)

Yorumlar

  1. bizim insanımız böyle işte. kişisel kıskançlık var insanımızda. az gelişmişiz bu yönlerden.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gözümüz hep, başkasının lokmasında. Öğretmenlerin tatili, vekillerin maaşı, mankenlerin kolay yoldan para kazanması büyük mesele. Herkes kendi hakkını arasın. Daha çok tatil istiyorsa, örgütlensin bakanlığa dilekçe versin. Daha çok maaş istiyorsa daha çok çalışsın veyahut, alan değiştirsin. Tek bildiğimiz mızmızlanmak

      Sil
  2. valla benim de zoruma gidiyor :P babam öğretmen emeklisi; dolayısıyla o zaman seminer dönemi bile fazla gelirdi bize :) ama şimdi 9 yıllık memurum ve yıllık 20 iş günü iznim var. o yüzden bana çok koyuyor artık öğretmenlerin izni :) yan gel yat, oooh kebap :P
    işin şakası bir yana, her şey o kadar bayağılaştı ki memlekette, bi öğretmenlerden çıkıyor idealisti, sataşacak bir siz kalıyorsunuz.. insanlar öğretmenliği sadece derste öğrencilerin başında bulunmak, geyik yapmak, vs. olarak sandıklarından fazla geliyor maaş da izinler de..
    kulak tıkamak lazım bunlara. benim öss de puanım kesiliyordu, hiç bir bölüm kazanamıyordum ve eski kafalı dedem "bi öğretmenlik bile mi olmuyor" demişti. ne kolay sanıyorlar :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Devlet memuru bugün git yarın gel diyor, surat asıyor, devlet bankası çalışanı bilgisayarda okey oynuyor, öğretmenler yata yata maaş alıyor, armut saplı, üzüm çöplü. Ama işte anamın sakalı olsaydı zaten babam olurdu. Ona buna çamur atmayı bırakıp, kendi işimizle ilgilensek, daha kaliteli üretim yapıp, topluma da ekonomiye de ve hatta eğitime de katkı sağlayacağız. Ama mızmızlanıp durmak daha kolay. En sevdiğimiz hatta

      Sil

Yorum Gönder

Alkışlayan eller dert görmesin

Bu blogdaki popüler yayınlar

İrem Çağıl

Eli yüzü düzgün öğretmen kız takip altında