Yine entel olamadım

Serüvene koşmak için trenler bekliyorsan, 


Güneşi yakalayıp gözlerine yerleştirmek için 

beyaz yelkenlerin gelip seni almalarını 

bekliyorsan,
Yarına inanmak için gün batımına, İyi kalpli 

gözükmek için zayıflığa, 

Ve güçlü görünmek için öfkeye ihtiyacın 

varsa; 


Demek ki hiçbir şey anlamadın.


Jacques Brel

Lisedeyken günlüğümün başına yazdığım bir alıntıydı. 

Oldu bitti filozoftum. Oldu bitti, bilmiş.. Hayatın sırrını 

erkenden çözmüş. Şimdilerde Facebook profiline, 

''Hayat üniversitesinde okudu'' yazanlar devraldı görevi. 

''Gözükmek'' diye bir fiil yok, neden ısrarla kullanırlar, 

bilmem. ''Görünmek'' doğrusu. ''Görmek''ten geliyor. 

Lisedeyken bir yerde rastlayıp, ki o zamanlar Google 

yok, var da ben bilmiyorum. Mc Donalds gibi... Koton 

gibi...

O zamanlar beğendiğim ve hala ilgimi çeken bu yazı/

şiirin kaynağını araştırayım dedim.

İyi ki ekşisözlük var.

Jacques Brel adlı bir Fransız şarkıcının S'il de Faut 

şarkısındanmış. Jacques Brel - S'il de Faut

Ecnebi müziğiyle zaten pek aram yok da, bu şarkıyı da 

epey bir sevmedim gitti. Entelseniz seversiniz, bir 

deneyin bakalım. 

S'il de Faut'un okunuşunu merak ettim. Fransızca çok 

sevimli bir dil. ''Sil de fou'' diye okunuyor. Anlamı, 

''gerekirse''.

Brel, bir de şöyle bir şey demiş bir ara:

"...bir insanın yaşamında iki önemli tarih vardır: doğumu 

ve ölümü. ikisi arasında yaptığımız şeyler çok da önemli 

değildir"

Bunu sevmedim. Diğer hiç bir şey çok da önemli 

değilse, intihar edelim. Evet kızlar, ben bu kadar sığ ve 

dar görüşlüyüm. 

Haydi see you



Yorumlar

Yorum Gönder

Alkışlayan eller dert görmesin

Bu blogdaki popüler yayınlar

Benim gibi malgöz olmayın

Allahını seven üstüme çanta atsın!! (İmza: Bütün kadınlar)