''Anneeeee çokomel aaaaal''

Akıl vermeden durabilecek miyim acaba? Çokomel yiyeyim o halde. Az önce bir arkadaşımdan mesaj geldi:

''Canım Yiğit'e snapler, mesajlar, aramalar falan yapmak istiyor. Aşık olmuş olabilir miyim?''

Sempatiyi bırakıp, empatiye geçeyim dedim. ''Aşık olduğunu mu düşünüyorsun?'' yazdım. Yolladım, gitmedi. SMS paketim bitmiş. 

Kızlara akıl vermekle dolan SMS paketlerim var.  Çünkü benim kocaman akıllarım var. Hay çokomel kağıdını tırnaklarımla düzeltmeye takık mal aklım!

Düzeltmeyeceğim. Dur, iyice buruşturayım hatta. Kinder sürpriz yumurtanın sarı kutusunun içine attım. Yere düşüp kaybolma riskini azalttım. Kinder sürprizi karalama kampanyasını Facebook'ta paylaşmayan ''anne'' arkadaşım kalmadı. 

Her boku eleştirmekle mükellefim ya. Karalayın kinderi, cocacolayı,  yok İsrail malı, yok Haribo'da domuz jelatini varmış. Jelatin ne demekse artık!

Anayın evinde de jelatin yiyordun!

Kız isteme merasimi de nedir bu arada? Kız, bir eşya mıdır da sahibinden istiyorlar? Kız değildir hem o, kadındır. Kız olsa sübyancı olurdunuz salaklar. 

Yeni psikolog, süper bir elbise giymişti. Nereden bulduysa aynı renkte harika da bir ayakkabı giymişti. Ne yeşili derler, hımmm. Zeytin yeşili mi işte öyle bir şey. Güzele güzel derim ben. Çok şıksınız, dedim. ''Seni sevmemi mi istedin? Annenden görmediğin sevgiyi bende mi aradın? Sana kucak açmamı, annen olmamı mı istedin?'' dedi. 

Bilsem, elbisesine falan bakmazdım. Duvara bakardım. Bu kez de, ''Gözlerini benden kaçırma sebebin annene güvensiz bağlanman mı?'' derdi herhalde. 

Gitti 150 lira

Oysa dünkü kör amca ücretsizdi. Ve belki bunun da etkisi vardır bilmiyorum, beni daha az sinirlendirmişti. Hatta beni sinirlendiren sadece kör amcanın odasının çok havasız oluşu ve kötü kokmasıydı. Oysa bugün gözümün içine dakikalarca gözlerini kırpmaksızın bakan 150 liralık kadının odası bodrum katta olmasına rağmen ferah ve temizdi. 

Devlet, maaş vermiyor mu acaba? 

Bana veriyor, sağ olsun. Dersine girdiğim 4 sınıfın 4üne de otomatik oda parfümü koydum. Motivasyona önem veren sadece özel sektör mü?

Ama kör amca iyiydi. Randevu alamıyor olmak kötü. Ona tekrar gidebilmek için, yine psikiyatr randevusu alıp, doktordan beni kör amcaya sevk etmesini isteyeceğim. 

Hem çok ilgimi çekebilecek üç kitap tavsiye etti bana. Kitapyurdu'ndan sipariş ettim dün. Bugün yarın gelir. 

Size de yazayım, belki okursunuz.

1- İletişimsizlik Becerisi - Prof. Dr. A. Kadir ÖZER
2- Sınırlar - Henry Cloud, John Towsend
3- İyi Hissetmek - David Burns


150 lirayı bugün güzel elbiseli, zeytin yeşili ayakkabılı 

kadına verince oldukça sinirlendim tabi. Ama ardından 

arkadaşım, dün döktüğümüz yüksük çorbasını yemeye 

davet edince, öfkem yatıştı.

O da çorba ikramından sonra bana iş yerindekilerle 

sorunlarını anlattı. İki tabak çorba ve şekerli bir 

kahvenin bedeli, dinlemeyi bilmekti. Dinledim. Akıl 

vermedim bu kez. Psikologların yaptığı gibi dinlemeyi ve 

karşımdakinin kendini açmasına fırsat vermeyi 

öğreniyorum.

Yorumlar

  1. Merhaba.. elbiseyi merak ettim... yag yesili olabilirmi?
    lamiss.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yağ yeşili nedir bilmiyordum. Baktım şimdi, evet, bu renk. Tarz olarak da İpekyol gibiydi

      Sil
    2. Ben de henuz gecen sene ogrendim... zeytinyagiyla alakali olarak. Hem yag yesili hem de ipekyol... giyen şahsın fiziği de yerindeyse ... hayran kalınası...

      Sil

Yorum Gönder

Alkışlayan eller dert görmesin

Bu blogdaki popüler yayınlar

Benim gibi malgöz olmayın

Taklitçi Geldi Haaaanııııımmm