Dr. John Townsend & Dr. Henry Cloud - SINIRLAR




İnsanlar sınırlarımla barışmakta zorlanıyorlar. Sınırlarımın esnetilmeye kapalı olduğunu görenler, arkalarına bakmadan kaçıyorlar. Ben de sınırlarımı ihlal etmeye çalışanlardan kaçıyorum. Yeni tanıştığım bir komşum, bana kendisine istediğim an gidebileceğimi, her an evde ve müsait olduğunu söyledi. O, kendisine sınır çizmemiş. Benden de aynısını bekler endişesiyle, yarın okuldan sonra saat 4'te kendisine kahve içmek için geleceğimi, müsait olup olmadığını sordum. İmayı anladı, muzipçe gülümseyip kabul etti.

Sınırlarımı bir türlü kabullenemeyenler yüzünden 2 yıl önce apartman giriş kapısındaki zilimi, geçen yıl da daire kapısındaki zilimi söktüm. Bir kaç hafta önce ise cep telefonu kullanmayı bıraktım. 2016'da sigarayı falan bırakmak gibi geliyor kulağa. Hayatımda bağımlılık yaratan hiç bir şey kullanmadım ama bir alışkanlığı tek celsede terk etmek konusunda iddialıyım. Beni rahatsız ediyorsa, uzatmam. Bitti mi bitti. Tamam. Telefonsuz hayat beni zorlasa, geri dönerdim. İnadımdan sürdürmüyorum bu yaşantıyı. Çok keyifli olduğu için telefonsuzluğa devam ediyorum. 

Ben insanların çitlerinin yakınından dahi geçmemek için büyük çaba sarf ederken, onların bunca rahat oluşu beni kızdırıyor. Ama diğerlerinin benim gibi olması gerektiğine inanmayı bırakacaktım değil mi?

Dün çok sevdiğim biri bana sarma getirdi. Kendisi de yemeğe kaldı. Mutfakta sarmaları tabağa koyarken kıl çıktı. Aklım terk-i diyar eyledi. Gözlerim doldu, yutkundum. Türk kahvesi kabının kapağını açıp, kokladım. İki çilek yedim. 

Ağız ile ilgili konulara olan hassasiyetimin, bu iyi niyetli misafirimi üzmesine izin veremezdim. Ama o sarmayı nasıl yiyecektim? Nasıl geri çıkarmayacaktım? Ve yerken nasıl göz yaşlarım ağzımın kenar çukuruna doğru sızmayacaktı? 

Mutfakta tabakları hazırlarken sayısız kez ''LA havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim'' dedim. Allahım yalvarırım, ottan boktan mide bulanma hastalığımı geçir. Başkasının içtiği bardaktan bana su içir. Karşımda yemek yerken ağzının kenarına yoğurt bulaşan arkadaşımı öldürme hissini benden al, bana iç ferahlığı ver Yarabbim, diye içten içten adeta Allah'a koşuyorum.

Bana sarma getirmiş olmasının minnettarlığıyla, arkadaşımın karşısında büyük bir iştahla götürdüm tek tek sarmaları.

Allah'a çok şükür  

Yorumlar

  1. Yanıtlar
    1. :( Resmen bir daha yemek getirmesin diye çaktırmadan samimiyeti azaltmaya karar verdim

      Sil
  2. o sınırları çok seviyorum ben. kimse çat kapı gelmesin evime. bazı insanlara bunu direkt söylemediğin sürece anlamıyorlar ya, iyi ve hoş bir insan olduğu halde çat kapı gelme potansiyeli olduğu için aramı mesafeli tuttuğum insanlar oldu.

    ama iyi bari, sen anlayışlısına denk gelmişsin. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Anlayışsız çıkarsa ilişkiyi keserim olur biter. Zaten böyle devam ederse, crazy cat woman olacağım 10 seneye kadar.

      Sil

Yorum Gönder

Alkışlayan eller dert görmesin

Bu blogdaki popüler yayınlar

Benim gibi malgöz olmayın

Allahını seven üstüme çanta atsın!! (İmza: Bütün kadınlar)