Oynamaya Niyetim Var Lakin Yerim Dar

Residenceımın kamera arkası: Burada insan yaşıyor. Müze değil sonuçta. Mutfak dolaplarımı boşaltıp, temizledim. Haftada iki makine çamaşırı da ütülemesem de en azından katlayıp, dolaba yerleştiriyorum. Giyinme odama ikinci gardrobu aldığımdan beri ortalıkta atılmış kıyafetlerim olmuyor. Her bir askıya bir parça asınca, sabah okula giderken karmaşa yaşamıyorum. 
Çamaşır katlarken biraz da ara verip Metin Eloğlu'nun şiir kitabını okudum . Kitaptan sevdiğim bir şiir:
İNCE ELEK

İçtikçe içesim geliyor gayrı ne bilgi ara ne hüner
Beni bu rakıyla baş başa bırakma
Adam olayım çalışıp para kazanayım
Beni böyle işsiz güçsüz bırakma
Beni uslandır beni yüreklendir
Beni deli edip bırakma
Bilsen nereleri var kalk gidelim
Beni hep buralarda bırakma
Beni aç bırak evsiz urbasız bırak
Beni sensiz bırakma

Beni ne yap biliyor musun
Beni yont beni arıt beni ayıkla




Sinem Kobal'in gelinliği, benim kalbimdeki Nur Fettahoğlu gelinliği tahtını biraz salladı. Yapmış yakıştırmış, sürmüş sürüştürmüş. Dört dörtlük. Bir de düğüne gelenlerden Instagram'da gördüğüm kadarıyla Yasemin Ergene Zenginkocabulmuşoğlu Özilhan'ın elbisesi çok güzeldi. Kıvanç'ın karısının elbisesi ise, bohem olayım derken piknik sofrasına dönmek olmuştu. Ama en azından bir tarzı var. Yaprak Dökümü'ndeki iki bacıdan esmer olanı neydi adı, şu güzel olan, onun gibi BALDIZ elbisesi giymemişti en azından. 

Yorumlar

  1. Bir kişi de olsa beş kişi de olsa temizlik istiyor değil mi? Sanırım en zor kısmını halletmişsin, mutfak dolapları en zor iş zannımca :)) Sana yazarken tedirgin oluyorum belki de ondan sessiz kalmayı tercih ediyorum imla kılavuzuna ihtiyaç duyuyorum sanki :)) Sevgilerimle sessiz takipçin...

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Alkışlayan eller dert görmesin

Bu blogdaki popüler yayınlar

İrem Çağıl

Entel Görünümlü Zengin Koca Avcısı