Uyduromisto Cookie

Instagram'a plajda en seksi ama farkında değilmişçesine sempatik, dev güneş gözlüklü, dizli, bacaklı, ayaklı, memeli, ördek ağızlı fotoğraflar atmalık bir güzelliğim olmadığına göre, evim ve evimle ilgili her detayla ilgili hava atmaya devam. O hava her türlü atılacak. Kadın adlı türün dünyaya gelmekteki yegane maksadı, hemcinslerini çatlatmak değil miydi? Ay pardon ben çok sığ, çok cahil ve çok klavye ukalası olduğum için bana öyle geliyordur. Yok yok, kadınların dünyaya gelmekteki yegane amacı, dünyanın en güzel bebeğini doğurmak. 

Facebook'umu da bir iki hafta önce kapattım. Kaldık mı başbaşa, hayatımda hiç görmediğim insanlara evimi gösterip çatlatma bloguyla? Haydi bakalım. 

Akşamüstü mutfağa bir şeyler tırtıklamaya girince, gözüme bir ara meraktan alıp, sevmediğim ceviz ezmesi geldi. Bim ya da A101'den aldım. Hazır fırınım da var, bir kurabiye yapayım da şu ceviz ezmesi bir işe yarasın dedim. Görmemişin bir fırını olmuş.

Yemek işleri, hele de pasta işleri hiç bana göre değil. Canım pasta isteyince Bim'den Tiramisu alırım, tatlı isteyince Şok'tan sütlaç. İşte öyle bir dünya hayal edin siz şimdi. Ceviz ezmesiyle bir kurabiye yapmak istiyorum ama öyle un kurabiyesi gibi unlu unlu hamurlu hamurlu kurabiyeleri sevmem. Hani benim yiyeceğim kurabiye, biraz bisküvi gibi olacak. İnternetten tarifleri kurcaladım. Cafe Fernando dışında hiç bir tarif beni tatmin etmedi. Cafe Fernando'yu da bilen bilir. Ultra karizmatik yakışıklı bir adamın yemek tarif sitesi. Ama zengin olmasından mütevellit, senin benim yapabileceğimiz şeyleri yapmıyor. Ya da ben şu an bahane uyduruyorum. Adam kurabiye hamurunu 5 saat buzdolabında bekletin demiş. Uğraşır mıyım ben onunla be? Bir de iyi bir öğrenmiş beyefendi, vanilin kullanmam vanilin kullanmam. Yok efendim vanilin sentetik bir madde. E ne yapalım, 5li paketi 70 kuruşa satılıyor. Sentetik değil, naylon olsa alacağız. Sosyetik olacağız diye vanilya özütü mü kullanalım yani? Ha ben meraklıyım sosyeteye de vanilya özütü, alkol kullanılarak yapılıyor. Ondan şey etmiyorum. 

Starbucks'ta misto cookie diye bir kurabiye var. Bence güzel. İşte kurabiyede o tarz bir tat arıyorum. Bir yumurtayı işte biraz toz şekerle çırptım. Adana usulü oda sıcaklığında 10 dakikada sıvı hale geçen tereyağından da işte ne bileyim biraz ekledim. Bir paket vanilin ekledim. Çırpmaya devam ettim. O ara gözüm diğer malzemeleri arıyor. Un var mı bir bakayım dedim. En son milattan önce, Çibörek yapmak için kullandığımdan dolayı bayaa var. Ama bilin bakalım ne olmuş? Tabi ki böceklenmiş! This is Adana! Markete gitmeyi öyle istemiyorum ki anlatamam. Yani böyle bir isteksizlik görülmemiştir. Bir gün markete ve çöpe göndermek için çocuk doğurabilirim belki. Başımı alıp kadıya gitmek üzereydim ki, gözüme Bim'den aldığım dövülmüş fındık içi göründü. Onu ipli el rondosundan geçirirsem un kıvamına gelir, kurabiye hamurunu katılaştırır, işimi görür dedim. Rondodan geçirdim. El rondosu olduğu için un kıvamına gelmedi. Ama umudumu kaybetmedim. Tereyağlı, yumurtalı, şekerli karışıma onu da ekledim. Bayramda sanki misafir gelecekmiş gibi aldığım madlen çikolata dolapta bekliyordu. Sütlülerini yeyip, bitterlerini bırakmıştım. Haftaya yeğenlerim gelince belki onlar yer, diye umutlanıyordum. Çikolatasız kurabiye yavan olur diye 10-12 tane bitter madlen çikolatayı, cezvede benmari (bu kelime de insanı aşçı gösteriyor canııım) usulü erittim. Karışıma onu da ekledim. Kurabiye yapma hevesimin sebebi olan ceviz ezmesinden de 2-3 yemek kaşığı ekledim. Karıştırdım, baktım, bildiğin krep hamuru kıvamındayız hala. Dolapları açılmamış un paketi bulma umuduyla kurcaladım. Ve mısır nişastası buldum. Hamura ondan biraz ekledim. Hımmm belki yarım su bardağı. Karıştırdım. Tamam, hala tam koyulaşmamıştı ama un kurabiyesi gibi kurabiyeleri zaten sevmeme sebebim o kulak memesi kıvamındaki hamurları değil miydi?
Tepsiye yağlı kağıdı serip, birer tatlı kaşığı hamurdan koydum. 180 derece fırında habire açıp açıp bakarak bir on dakika pişirdim. Arkamı dönsem yanacakmış, o derece. 
Bence güzel oldu. Kendime tek eleştirim, hımmmm. Eleştirim yok. Güzeldi. 
55 yıllık hayatının 45 yılını temizlik hastalığıyla geçiren komşum, sinir sıkışması mı ne sebebiyle elinden ameliyat oldu. Ona da bir geçmiş olsun çiçeği hazırladım. Bir tabak kurabiye eşliğinde götürdüm. Temizlik hastası komşum, İdil Tatari'ye ders verecek nitelikte bir ev hanımı olduğu için, kurabiyem hakkındaki yorumunu sabırsızlıkla bekliyorum.






Yorumlar

  1. Nasıl kiydin onca fındığa?Kurabiye dedigin un yumurta şeker. Ölürüm de kilosu 40 liralik findigi koyamam kurabiyeye. UGT

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevmiyorum ben undan kurabiyeyi. Fındık badem fıstık olacak ağzıma gelen tat. Ağzımın tadını parayla ölçemem. Fakir gibi konuşma lütfen UGT ;)

      Sil
  2. Afiyet olsun elinize saglik bir karadenizli olarak findik lezzetini bende cok severim
    Banada buyrun lutfen belki geldiginizde blogunuz icin farkli isiklar yakarim sizin icin sevgiler

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Alkışlayan eller dert görmesin

Bu blogdaki popüler yayınlar

Benim gibi malgöz olmayın

Taklitçi Geldi Haaaanııııımmm