''HAYIR'' demeyi öğretiyorum, toplanın




Arkadaş, komşu, aile, öğrenci, akraba (Buna akbaba da diyebilirsiniz) ve iş arkadaşlarıma ''HAYIR'' diyebilmemle tanınırım. 

Beni henüz tanımayanlar, nasıl bu denli rahat ve net bir şekilde hayır dediğime anlam veremezler. Gözler fal taşı gibi açılır. İçten içe bir gıcık kapmalar yeşerir. Bayılıyorum o anki surat ifadelerini görmeye. Hatta sırf o surat ifadesini görmek için bazen sabırsızlandığımı söyleyebilirim. Geçen gün, bir imza atmak için okula çağrıldık. Müdür yardımcısı, şu süreçte bari cep telefonu kullansan olmaz mı? Numaranı sadece bize verirsin gibi şeyler söyledi. Bir kaç öğretmen arkadaş da oradaydı. Cevabım şu oldu:

''Hayır. Telefon kullanmamaya devam edeceğim. Resmi iletişim aracım e-postadır. Onun dışında gerçekten ihtiyaç duyarsanız annemi arayabilirsiniz. Numarası sizde var.''

Herkesin suratı kireç kesildi. Ayıp bir şey söylememiştim. Bir saygısızlık da yapmamıştım. Sorun bence bende değildi. Sadece hayır denmesine alışmamış olmak, onların sorunuydu.


Hakkımda kullanılan ''ukala'' sıfatını, tamamen bu özelliğimle edindim.

Neyse..

Ailem beni içine kapanık, sessiz, pısırık ve itaatkar yetiştirdi. Öyle ki, çocukken yetişkin kuzenim tarafından tacize uğradığımda, sesimi çıkarmamış ve aileme söyleyememiştim. Çünkü yetişkinler çocuklara emir vermek, çocuklar da bunlara uymak için vardı. Öğretmen olmam çok iyi oldu. Ve teyze olmam da. Öğrencilerime ve yeğenlerime hayır demeyi alttan alttan öğretiyorum. Yetişkin de olsa, öğretmen de olsa, ya da bir komşu, kim olursa olsun, kendilerinden istenen hoş olmayan her şeye hayır demeleri gerektiğini öğretiyorum. Hayır demeyi inanın ben de son bir kaç yılda yavaş yavaş öğrendim. Dolayısıyla sizin de öğrenebileceğinize inanıyorum. 


Hayır diyebilmek isteyenler!
Örnek vermeden ve canlandırma yapmadan ders 
anlatamıyorum.
Diyelim ki, ben sizden hoşunuza gitmeyecek bir şey talep 
eden arkadaşınızım. Adım Talepnaz olsun. Siz de 
örneğin Kader olun.

Talepnaz, Kader'den bir şey yapmasını isteyecek. Ama 
Kader bunu yapmak istemiyor. Ama garibim Kader, 
Talepnaz'ı sevdiği için, ya da Talepnaz'ın ısrarcılığıyla 
kendisini boğmasından korktuğu için, ya da sadece genel 
olarak insanları kırmaktan kaçınan birisi olduğu için 
Talepnaz'ın isteğine olumlu yanıt verecek. Sonra ne olacak? 
Kader mutsuz olacak. Peki Kader mutsuz olmak istiyor 
mu? Her normal insan gibi hayır.


..............................................................................................
Talepnaz: Slm Kader. Yarın napıyosun?

Kader: Slm Talepnaz. Hiiiiç evdeyim, annemle TV izliyoruz. 
Rutin.

Talepnaz: Ayy haydi iyisin. Yarın alışveriş yapmam lazım. 
Berkecan'ın doğum günü partisinde en güzel kız olacağım. 
Beraber Mersin'e gidelim ve bana elbise bakalım. Adana'da 
hiç güzel bir şey yok.

Kader: Tamam canım, olur, gideriz elbette.

--------------------------------------------------------------------------

Kader çok mutsuz. Yarın 53 derece sıcaklıkta evde dizi keyfi 

yapmak, karpuz kemirmek, götünü devirmek varken, 

Talepnaz hanım öyle istiyor diye, Mersin'de asfalt ağlatacak. 

Kim gidecek Mersin'e bu sıcakta yaaa? Üstelik Talepnaz 

kolay kolay bir şey beğenmeyen bir kız. Beni mağaza 

mağaza gezdirip, canımdan bezdirecek. Kendim için bir şey 

bakmak istediğimde engel olacak. Sanırım Talepnaz'dan 

nefret etmeye başladım. Dur senaryoyu değiştirip şunu 

reddedeyim de görsün:


............................................................................................

Arkadaşlar, siz hayır deme sorunu yaşayan insanlarda 

genelde bahanelerin ardına saklanarak durumu yumuşatma, 

kolaylaştırmaya çalışma eğilimi görüyorum. Mesela, direkt 

evet demiyorsunuz da, ''yaaa aslında falanca işim var ama 

şöyle de böyle de çok isterdim gelmeyi de acaba annem bu 

duruma ne der'' de gibi, savunmaya geçiyorsunuz. Fakat o 

da ne! Talepnaz'ın gözü açık! Yer mi bunları? Her 

savunmanıza bir karşı savunma geliştiriyor. Ve sizin 

ağzınızdan henüz ''hayır'' çıkamadan size baskılarıyla ''evet''i 

söyletiyor. Bu yanlıştır kızlar. Böyle yapmayın.

......................................................................................

Olması gereken şudur:

Talepnaz: Slm Kader. Yarın napıyosun?

Kader: Slm Talepnaz. Hiiiiç evdeyim, annemle TV izliyoruz. 
Rutin.


Talepnaz: Ayy haydi iyisin. Yarın alışveriş yapmam lazım.
Berkecan'ın doğum günü partisinde en güzel kız olacağım. 
Beraber Mersin'e gidelim ve bana elbise bakalım. Adana'da 
hiç güzel bir şey yok.

Kader: Yarın dışarı çıkmak istemiyorum.

Talepnaz: Aaa neden yaaa?   

Kader: Sıcak olduğu için evde vakit geçirmeyi tercih 
ediyorum.

Talepnaz: Aşk olsun Kader! Beni yalnız mı göndereceksin 
alışverişe? Ben kimden fikir alacağım elbiselerle ilgili?

Kader: Yalnız gitmen gerekmiyor Talepnaz. Bir başka 
arkadaşınla gidebilirsin elbette.

Talepnaz:   

NOT: Mesajlaşmayı burada kesin. O üzgün surata sakın 
cevap vermeyin. Bitti. Bakın hiç de zor değilmiş. Talepnaz 
size gücendi, farkındayım. Kendisi bilir. Siz ona bir kötülük 
etmediniz. Sadece her yetişkin insan gibi kendi kararlarınızı 
kendiniz verdiniz. Alınıp, gücenmek onun tercihi.
Yok ben Talepnaz'sız yapamam diyorsanız aynen devam 
edin. 
Yorum yok

Yorumlar

  1. Talepnaz süper bir isim olmuş . Cuk oturmuş . Hayır dersek bizi sevmezler diye düşünmekten Hayır diyemiyor insanlar. Ama evet yada Hayır demenin sizi sevmeleri ile ilgisi yok. Sadece hep evet derseniz rahat kullanılan biri olursunuz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ''hayır'' dediğimiz için bizi sevmeyecek olanların sevgisine ihtiyacımız yok ki. O tip asalakları kırk gün sırtında taşı, bir gün indir, senden vefasızı olmaz. Bir de ''Ben şimdiye kadar falancaya hep evet dedim, şimdi nasıl hayır derim'' sorunsalı var. 3 arkadaş, üçümüzün de arabası var. Okula sırayla birbirimizin arabasıyla gidiyorduk. Bu, 3 ay devam etti. Bu iki arkadaş, rahatlıkta bir dünya markası olarak, kafalarına göre sabahları geç çıkıyorlar evden. İkaz ediyorum ve abartmakla suçlanıyorum. Derken, hay benzininine de paylaşımına da dedim ve arkadaşları karşıma alıp: ''Hanımlar, ben artık okula kendi arabamla yalnız gitmeye karar verdim. Olağan dışı bir durum olursa sizi arabama alırım, ya da siz beni alırsınız.'' İkisi şok! Bizimle görüşmek istemiyorsan açık açık söyle de, biz sana ne yaptık da, arabanı yedik mi de.. Lütfen bunu kişisel algılamayın. Artık yalnız gideceğim dedim. 1 ay benimle konuşmadılar :D Sonra tabi bensiz yapamadılar da :D Varsın, hayır denmesine alışık olmayan insanlar küssün, trip atsın. Umrumda değil.

      Sil
  2. Ay MaşaAllah diyoruum.. ben bu yaşta anca biraz öğrendim ki onu da bu kadar keskin beceremiyorum henüz.
    peki öğretmenim (ciddiyim, dalga anlamında yazmadım) fotografda ing. ne diyor?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beleşçi parazitler insana o kadar keskin HAYIR dedirtiyor ki oohhh misssss :)
      Çeviri : Suçlu hissetmeden hayır demeyi öğrenmelisiniz. Sınırlar belirlemek sağlıklıdır. Kendinize saygı duymayı ve iyi bakmayı öğrenmelisiniz.

      Sil
  3. Hayır demek harika bir şey! Söylediğin o ifadeyi biliyorum, saniyelik bi bozulma ve sonra üste çıkma çabaları, soğuk davranma ve kapanış. Bahane uydurup iki yüzlü olacağıma Ada'm akıllı açıklarım, kabul ederse iyi, etmezse de kendi problemi napıyım yav..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ''Hayır'' dedim diye benimle görüşmek istemeyen de görüşmesin zaten

      Sil

Yorum Gönder

Alkışlayan eller dert görmesin

Bu blogdaki popüler yayınlar

İrem Çağıl

Entel Görünümlü Zengin Koca Avcısı