I'm back bitchezzzz

Bir süre ortadan kaybolarak merak uyandırdığıma göre geri dönebilirm. Yalan! Beni tek merak eden Esin'di. Var ol Esin. Yaa şu başıma gelen antikacı olayını çok zor atlattım kızlar. Dediğim gibi o işleri de bıraktım. Zaten evde de mobilya koyacak yer bitti. Okul başladı. Seminer adlı ne amaçla yapıldığı belirsiz etkinlikte, okuldaki hatunlar her eylülde hazirandan bu yana yaşadıkları gelişmeleri paylaşıyorlar. Evlendim, nişanlandım, boşandım, bebişimin dişi çıktı, doğum yaptım, bizim oğlan birinci sınıfa başladı, eşim terfi aldı gibi... E ben de laflara karışmazsam olmuyor. Görmeyeli ne mi yaptım hoca hanımlar? Antika gardrop aldım, antika büfe aldım, koltuk aldım, salonumun şeklini değiştirdim, falanca avmde büyük indirimler yakaladım, Nine West'te yüzde bin beş yüz indirim varmış. Bütün ayakkabıları aldım. Hayatımdaki gelişmeler tadından yenmeyecek cinsten. Evet, itiraf etmeliyim ki hayatım sıkıcı. Evlenip de mutsuz olmaktansa, kocamın incittiği gururumla yatak odasına kapanıp sessizce ağlamaktansa bekarlıkta sıkıntıdan kolumu kemiririm. Biliyorum biliyorum, büyük konuşma Tuba'cılar şu an aramızda. Konuşacam yaaa! Belki bu şekilde koca bulurum. Annemlerde kalan kitaplarımı getirmiştim. Kolilerden çıkarmaya üşenmeyi bırakınca, hepsini silip bir güzel yerleştirdim. Rafları kategorilere ayırdım. Ayırmaya çalıştım. Kitapları boy boy dizdim. Aslında renk renk de dizebilirdim ama genelde siyah oldukları için tadı olmazdı. 

Kitaplıktan günlüklerimi çıkarıp yer açarken tabi ara sıra oturup, şansıma gelen sayfalardan okuyup gülümsedim. Lise 2'de arkadaşım Fatma, günlüğüme hatıra yazmış. Biz yatılı okul öğrencilerinin yol mektupları okurdu. Ben de 18 saatlik otobüs yolculuğumu, memlekete dönerken o ucuca yapıştırılmış yol mektuplarını okuyarak geçirirdim. Fatma'nın canı, günlüğüme yazmak istemiş. Yol mektuplarında klasik soru şuydu: ''Eee host yakışıklı mı bari?'' Tabi o zamanlar yolcunun üstünde mastürbasyon yapma gibi şeylerden bihaberdik Allah'a şükür. 

2006'daki doğumgünümde beni kim üzdüyse eminim şu an doğumgünlerimde yanımda olmak için can atıyordur ;) Neyseki artık doğumgünlerimde kendimi yalnız hissetmiyorum. Çünkü artık doğumgünü sözcüğü benim için bir çağrışım yapmıyor. Diğer 364 günden farksız. 

Eskişehir'de öğrenciyken, kitaba para vermeyen otlakçı arka komşum benden Hijyenik Aşklar'ı alıp, geri vermemiş. Nasıl sinirlenmişim. Ödünç aldığı kitabı iade etmeyenler için özel bir ceza kanunu maddesi olmalı. Neyseki şu an 2 tane Hijyenik Aşklar'ım var. Neden 2? Hatırlamıyorum neden.

Sene 2001 falan. O zamanlar Google yok. Varsa da ben bilmiyorum. Mc Donalds gibi, LCW gibi, Faber Castell gibi... Şarkı defterine şarkı sözlerini yazabilmek için radyoda o şarkıya denk geleceksin, yeterince hızlı olacaksın, kaçırdığın yerler olursa üzülüp, bir daha o şarkının çalması için gecelerce radyonun başından ayrılmayacaksın. E CD, kaset hatta Mp3 bile var o dönemlerde. O kadar da karanlık bir çağ değil. Ama bende yok.

10 yaşım ile 15 yaşım arasında, henüz gerçek erkekleri fark etmediğim yıllarda şarkıcı Doğuş'a aşıktım. Hapse falan atılmıştı. Hem de tecavüzden! Gecelerce dua ederdim af çıksın diye. Af çıkmıştı valla. İtoştaki şansa bak. Doğuş yaa Doğuş! Arkadaşlarım, ''Onun adı Doğuş değil, Orhan Baltacı'' deyip beni sinirlendirdiklerinde hepsiyle ilişkimi kesmeye hazır hissederdim.

Şarkı defterimin kapağı

Lise 2 günlüğüm. 

Orta okulda arkadaşımla sıranın üstüne kopya yazabilmek için geliştirdiğimiz alfabemiz, ilerleyen yıllarda günlüğüme platonik aşklarımı anlatmakta çok işime yaramıştı.

Beni ağlatan antika büfem, şimdilik yerini sevdi



Jilet gibi olmuş sanki kitaplıklarım

Şimdi Patisever teyzeciğim bu yazıyı çevirmemi ister. Buralarda mısın Patina Kali? :)
''Kirasını kendi ödeyen kadınlar, nazik olmak zorunda değildir.''


Bu kitapları, izlediğim bir video tanıtım üzerine almıştım. Kızlar, varsa sevgiliniz ya da eşinize hediye etmelisiniz. Ya da yeni evlenen bir çift arkadaşınıza. Okuyun ve içiniz ısınsın.



Şu an okuduğum kitap. Benim gibi alıntı severler için hoşuma giden kısımları paylaşayım. 



Yorumlar

  1. Masaya,sandalyelere,eski dolaplara en çok da kitaplara bayıldım.Deftere gazete ve dergilerden aptal artis fotoları kesilip yapılan şeylerden kız kardeşimde de vardı,birbirlerine anket yaparlardı onları anımsadım.Çok şekersin yahu.

    YanıtlaSil
  2. Hergün bloguna girip bakıyorum,yeni birşey var mi diye. Bu kadar açma arayı lütfen. Bir de blogcu anne itiraflarını okumani tavsiye ederim.Oku ki zavallı evli kadınların ne sikintilari var gor.Sikintidan kolunu kemirmek daha güzel.UGT

    YanıtlaSil
  3. Evin için mi, mobilyaların için mi, bekarlığı, evlileri hicvedişin için mi, dobra dobra yazabildiğin için, hangisi için bilmiyorum ama her yazdığını okuyorum, yazmadığında ben de merak ediyorum.
    Patina Kali, bi taneciktir:)

    YanıtlaSil
  4. Hosgeldin tekrardan. Seni tek merak eden Esin degil, ben de varim. Işıl :-) Ne zamandir yorum yazmiyorum ama bakiyorum bloguna. Hatta az once acarken, bu sefer de yazmamissa acaba eski gonderilerinden birine, nerelerdesin, blogunu ihmal etme diye bir yorum yazsam mi diye dusundum. Daha once defalarca soyledigim gibi yazilarina, tespitlerine hayranim. "Evlenip de mutsuz olmaktansa, kocamın incittiği gururumla yatak odasına kapanıp sessizce ağlamaktansa bekarlıkta sıkıntıdan kolumu kemiririm." İnsan ancak bu kadar hem komik hem akilli hem kendinden emin olur.
    Facebook hesabini kapatmana uzuldum. İnstagram hesabin vardi ve sen bir ara orada takip ettigin bazi hesaplari yazmistin burada. Bunu zaman zaman yenile bence. Merak ediyorum kimleri takip ediyorsun. Sen takibe deger bulduysan guzel sayfalardir bence.
    Salonun yenilenen haliyle daha da guzel duruyor. Ve iyi ki gunluk tutmussun. Gecmise dair seyleri simdi okumak cok keyiflidir herhalde.
    Neyse, yeni egitim ogretim yilin hayirli olsun. Dilerim gonlunce bir yil olur. Yeni yazilarinda gorusmek uzere.
    Sevgiler, Işıl.

    YanıtlaSil
  5. Çok mutlu olduum. Çok çok teşekkür ederim bu nazik jestin için. ❤️❤️❤️
    Cidden bööle bir hoş oldum, çok çok tatlısın.
    Ayrıca asıl ben çok çok merak ettim. İnstagramı da bıraktın, epey bir süre tekrar yazdığım yorumlara cevap yazdın mı diye bakıp durdum. Ve döndüğüne çok çok sevindim. ❤️

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Alkışlayan eller dert görmesin

Bu blogdaki popüler yayınlar

İrem Çağıl

Eli yüzü düzgün öğretmen kız takip altında