Kayıtlar

Ekim, 2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Ekşi Sözlük - Zenginlik Belirten Ufak Detaylar

Resim
''buzdolabında kola harici çeşitli soğuk içeceklerin bulunmasıdır. içecekleri büyük şişelerde değil; tadının kaçmayacağı küçük cam şişelerde almayı tercih etmektir. bana göre zengin kafası bu arkadaş; 4 katlı villada oturan arkadaşımın evinde büyük boy kola görmüştüm de üzülmüştüm. kafası zengin adam almaz o büyük boy kolayı; bozmaz keyfini.''


Adam resmen beni tarif etmiş. Merhaba fakirler!
Buzdolabımda her daim bulunan içecekler:
1,5 litrelik ve 500 ml'lik sular, 200 ml'lik cam şişe pepsiler, 200 ml'lik portakal suları (portakal aromalı içecek değil, portakal suyu), 200 ml'lik ananas suları, 200 ml'lik kan portakalı gazozları, 200 ml'lik sütler, 200 ml'lik cam şişe gazozlar, bir ev yemekleri restoranına yaptırdığım yoğurttan elde ettiğim ayran..

Görgüsüz derseniz deyiniz ulan!

Geçenlerde arkadaş gelirken marketten ne istediğimi sordu. Pepsi al ama fakir gibi 2,5 litrelik alma, gazı kaçıyor, tadı bozuluyor, dedim. 1 litrelik almış. Getirdi. Ben ş…

Ekşi Sözlük'ten alıntı

Resim
''.......ekonomik sıkıntı nedeniyle üniversitede okuyamayanların değil de yaşıtları sınavlara hazırlanırken haytalık yapıp fingirdeme peşinde koştuğu için eğitimini sürdürmeyenlerin rağbet ettiği 'bio atarlanması'dır. bu tipler, üniversite mezunu herkesten intikam almak istediği gibi her birine de husumet besleme gerekçesi üretmekten asla vazgeçmezler. acınası ama bir o kadar da uzak durulası bir kompleksin taşıyıcısıdırlar. iş bilgisi kısmına da genellikle kendi işimin patronuyum yazarlar. bu kelimeyi ilk defa kullanacağım için çok heyecanlıyım ama` bunu yazan lümpendir. ayrica maldır. bunu yazani tanimasan, o kişinin ne bileyim bi cansever,
kader, kibariye filan oldugunu dusunursun.
lan sen kimsin ki hayat universitesinden mezun oluyosun be? hayatta da hicbisey gormemistir haa bunu yazan. en fazla evinde cocugunu bakmistir, kocasi da fabrikada asgari ucretle calismistir.
lan sokakta mi buyudun de hayat universitesinden mezun oldun? ne bu keder ne bu "cok yasamislik&…

Yıldız'ın düşmanı Sezen bile dostumuzdur

Resim
30uma 3 ay kala bekarlığın faydaları listesi çıkarıp, kendimi teselli etmeyi düşünüyorum. Bir tanesini hemen söyleyeyim. İstediğin zaman, istediğin kadar arabeskleşebilmek. Kimi düşünüyorsun da bu şarkıları dinliyorsun diyen birinin olmaması. Sebebini açıklamak zorunda kalmadan ağlayabilmek. Acıklı şarkı sözlerini okumak.. Ve elbette bütün bunları yapabilecek özel alana sahip olmak..
Geceler de uzadı malum şunun şurasında kasıma bir şeycik kalmadı Sezen abla. Nasıl yazdın bu şarkıyı? Şarkı olsun para etsin diye mi yazdın? Eğer öyleyse çok vijjjjdansız bir köpeksin. Eğer öyle değilse de Allah yardımcın olsun. Böyle de sürünmek olmaz çünkü. Sıla bile bu kadar ağlamadı. Bir de o, çok güzel olmasına rağmen. Sen güzel de değilsin. E tabi güzel değilsin diye böyle süründürülmeyi hak etmiyorsun. Kendimden biliyorum. Çirkinler de sever. Bir dakika bir yanlışlık oldu. Ben sevmem. Aşka aşığım. Foyamız da ortaya çıktı bir karikatürist yüzünden iyi mi? Hiç tanımaz tenim ellerini dediğin doğru muyd…

Şimdi Uyuyabilirim

Resim

Ex and The City

Resim
Sex and The City'nin koskoca 6 sezonu geride kaldı. Bitirmek üzereyim. Carrie'nin ağzının kenarında yiyecek artığı bırakıp erkeklere yalatarak seksi olduğunu sanmalarını, Charlotte'un aşka olan inancını hiç kaybetmeyişi ve Tuğçe Kazaz'ı kendine örnek almasını, Miranda'nın kendimi görür gibi olduğum o memnuniyetsiz, güvensiz, suratsız ve garantici hallerini, Samantha'nın dahiyane cümlelerini ve olaylara herkesten çok farklı bir açıyla bakmalarını, Smith'in yunan heykeli vücudunu, Russian'ın o sevimli Rus aksanlı ingilizcesini, mahalle baskısının Manhattan'da, Central Park'ta bile olduğunu, Mr. Big'in o bağlanmayı sevmeyen adamlara has karizmasını, Aiden'ın Carrie'ye çok aşık olduğu halde söz konusu para olunca insanoğlunun babasını bile tanımadığını bana hatırlatmasını, Stanford'ın çirkinliğin bedelini yalnızlıkla ödemesini, Harry'nin bana ikinci bahar diye bir şeyin gerçekten var olduğunu, birini sevmek içinden geliyorsa hiç …

Salonum ekim 2016

Resim
''Biri bir koca görür rüyasında: Yüz lira maaşlı kibar bir adam. Evlenir, şehire taşınırlar. Mektuplar gelir adreslerine: Şen yuva apartımanı, bodrum katı. Kutu gibi bir dairede otururlar. Ne çamaşıra gidilir artık, ne cam silmeye; Bulaşıksa kendi bulaşıkları. Çocukları olur, nur topu gibi; Elden düşme bir araba satın alınır. Kızılay Bahçesi'ne gidilir sabahları; Kumda oynasın diye küçük Yılmaz, Kibar çocukları gibi.
Lağamcının hamam rüyasıdır, Rüyaların en güzeli. Uzanır yatar göbek taşına; Tellaklar gelip dizilir yanı başına. Biri su döker, Biri sabunlar; Elinde kese sıra bekler biri. Yeni müşteriler girerken içeri, Lağamcı, Pamuklar gibi çıkar dışarı.''
Her şey çok yolundayken, bir Orhan Veli şiiri okuyorum. Kah Şenyuva apartmanı bodrum katından ev tutup, elit kesimin arasında yer etmeye çalışıyorum. Kah, lağımcı olup, hamama gidiyorum. Anamdan yeniden doğmuş gibi oluyorum. Ohhhhh... Ne güzel şey temizlik. İnsanın uykusunu getiriyor. Hamamda biri beni bol köpüklü sabunlarken, pişmanlı…

Zinciri Kırma Diyor Barış Özcan

Resim
Sense8 dizisindeki Nomi'nin cinsiyet değiştirdiğini öğrendikten sonra benim için hiç bir şey eskisi gibi olmadı. Yani dünden sonra. Bu kadar güzel bir kadın, aslında dünyaya erkek olarak gelmiş. Haydi kızlar ağlamaya. 



''ya bende sevdiğin şeyden dolayı benden nefret ediyorsan?'' diye soruyor Pamela. Şarkının adı, Aşk Sevgiden Beter.

Her gün 10 dakika şunu yapacağım takvimi hazırlayalım. Youtube'da videoları olan bir adam sağ olsun ilham verdi. Adı neydi? Barış mıydı? Çirkin, zayıf yüzlü bir adam. Muhteşem ses tonu ve düzgün Türkçe'siyle kendini deli gibi dinleten bir adam. Bir saniye bakıyorum. Hah, buldum. Barış Özcan. 

Videoyu izleyin

Ben 5 vakit namaz, 10 dakika squat, yarım saat kitap okuma kararı verdim. 

Ve 5 vakit namazdan dolayı zaten artık hep güne çok erken başlıyorum. Akşam erken yatmaya zaten bayılıyorum. Yaşasın günü güneşe göre yaşama keyfisi

İlk kez kol saati aldım

Resim
Alıştım yalana pervasız olmaya
Kim tutmuş sözünü
Ama hala masmavi bak gökyüzü Alıştım elvedaya umursamaz durmaya 
Hiç sevgi görmedim
Ama hala sımsıcak bak ellerim Ben üzülmem sen ağla
Dert dinlemem anlat orda burda
Çoktan ayrılmışız aslında
Ben söylemem sen anla Alıştım korkuya yalnız kalmaya
Hiç kimseyi silmem
Ama hala bembeyaz bak bu sayfa

Şarkı, Özlem Tekin'e ait. Görsel, Sex and The City dizisinden Miranda

1 Saat Önce Hayatımın En Gerçekçi, En Net Rüyasını Gördüm

İdam edilmeme karar verilmiş.  Rüyamda, bu sıralar Türkiye'de idam, özellikle gençler arasında çok yaygınmış. O kısmı bana tam açıklamadılar ama bir tür düşünce suçundan hüküm giymişim. İdam edileceğim gün bana bu durum bildiriliyor. Önceden böyle bir ihtimalden bile haberim yok. Normal hayatıma devam ediyorum. İdam edileceğimi duyuyorum. Bu haberi bana bir arkadaşım getiriyor. O, aynı zamanda beni sıram gelene kadar kontrol altında tutmakla da görevli. Kaçmamam için. Arkadaşımın yüzünü, adını bilmiyorum şu anda. Ama rüyada tanıdığım biriymiş. Arkadaşımla sedirde oturuyoruz. Şu anki evimde değilim. Orası ailemin eviymiş. Ama gerçekte yaşadıkları eve benzemiyor. Çocukken yaşadığımız yoksul evlerden birine benziyor.  Ben çok korkmuş durumdayım. O ise idam edilmeyeceğini bilmenin keyfi ve rahatlığı içinde, ağzının kenarıyla beni teselli ediyor. ''Korkma, silahla vuracaklar. Tek seferde, acısız oluyormuş'', diyor.  Bense ona diyorum ki, ''Gerçekten de hayat, insa…

İngilizce Öğretiyorum Beri Gelin Desem Herkes Gelir

Resim
8. sınıflarıma hazırladım bunları. Öğretmen masası için. Kendime ait bir İngilizce dersliğim yok. Eskiden vardı. Ne güzel fanusta balık bile besliyordum. Okulu, hapishane görüntüsünden uzaklaştırıp, evleştirmek adına yapılan her şeye varım.








İngilizce konuşmayı nasıl öğrenebileceğini soruyor çoğu kişi bana. Bana soruyorlar, çünkü ingilizce konuşmayı, bütün amacı sınavlara hazırlamak olan okullarda, ya da para tuzağı dil kurslarında, ya da yurtdışında öğrenmedim. İngilizce konuşmayı, çok sevdiğim için yaşam biçimi haline getirdim. Hiç bir zaman bir hedef ya da bir ders olarak görmedim. Çevremdekilere hep, Amerikan dizilerini       - ama mutlaka sitcom tarzı olanları, çünkü günlük konuşma dram ya da aksiyon dizisinden öğrenilmez- İngilizce altyazılı izlemelerini söyledim.

Peki beni dinlediler mi?
Hayır.
Neymiş de Türkçe altyazılı izlemeyince anlamıyorlarmış. Konuyu kaçırıyorlarmış. Espriyi kaçırıyorlarmış. Bir zevk alamıyorlarmış. Ay götüm!

Etrafımdakiler bayılıyor sinirlerimi zıplatmaya. Tav…

Entel Görünümlü Zengin Koca Avcısı

Resim
Ya da, zengin koca avcısı görünümlü entel. Geçenlerde arkadaşım Emsiz Enik, varoluşsal sancılar içinde kıvrandığını söyledi. :D Tamam, komik, biliyorum. Ama Emsiz Enik söyleyince komik gelmiyor. O; muhteşem tespitleriyle, kurgulanmamış, anlık zekice cümleleriyle, ömrü düşünmekle nihayet bulacak bir kadın. Hem de güzel. İnanması zor. Çünkü biz ayakta işeyemeyenler olarak, hem güzel hem zeki olamayız. Sartre okuyorsak, bıyıklarımız vardır. Bu arada, benim var. Benim gibi kuaföre gitmeyi iş olarak görenler, ipten vazgeçemeyip, kendi kendine de bu işi beceremeyenler için kendi yöntemimi tavsiye edeyim. Akıl vermeden duramadığımın farkındayım. Kimse akla ihtiyacı olduğunu kabul etmez, bunun da farkındayım. Farkındalıktan öleceğimizm akımının kurucusuyum. Şu cihazı Gittigidiyor ya da Hepsiburada'dan almıştım, hatırlamıyorum. Braun markasının ismine bir göndermeyle Browns yapmışlar adını. :D :D Lisedeyken Sony walkmanlere paramız yetmediğinden aldığımız SQNY mini radyo çalarlar gibi. 

Bu …