İngilizce Öğretiyorum Beri Gelin Desem Herkes Gelir

Bunu Aliexpress'ten 11 eylülde aldım. 13 eylülde kargoya verildi. Hala gelmedi. :( Dur bakayım neredeymiş. Yaşasın, şu an İstanbul'da. Yarın ya da öbür gün elime geçer inşallah.

Haftasonu kahvaltılarım bir iki aydır hep Sex and the City eşliğinde. 

Size bu satırları yazarken içtiğim kahvem için alalacele bir sunum hazırlayamadım. Çünkü muhteşem fincanlarım ve bardaklarımla süse püse ihtiyacım yok.

Aha bu ben! Bir de kapı zilinden çok korkuyorum. Bu defa da tokmağa vuruyorlar ama neyseki zil kadar çok kullanmaya meraklı değiller. 

Aliexpress'te beğendim. Zara tarzı sanki, değil mi? Bu ay Zara Türkiye online mağazası açılacakmış, benden duymuş olun. 






Sonra tekrar Ajda Pekkan'ı açıp, bağıra bağıra Hür Doğdum Hür Yaşarım'ı dinlemek. 





8. sınıflarıma hazırladım bunları. Öğretmen masası için. Kendime ait bir İngilizce dersliğim yok. Eskiden vardı. Ne güzel fanusta balık bile besliyordum. Okulu, hapishane görüntüsünden uzaklaştırıp, evleştirmek adına yapılan her şeye varım.








İngilizce konuşmayı nasıl öğrenebileceğini soruyor çoğu kişi bana. Bana soruyorlar, çünkü ingilizce konuşmayı, bütün amacı sınavlara hazırlamak olan okullarda, ya da para tuzağı dil kurslarında, ya da yurtdışında öğrenmedim. İngilizce konuşmayı, çok sevdiğim için yaşam biçimi haline getirdim. Hiç bir zaman bir hedef ya da bir ders olarak görmedim. Çevremdekilere hep, Amerikan dizilerini       - ama mutlaka sitcom tarzı olanları, çünkü günlük konuşma dram ya da aksiyon dizisinden öğrenilmez- İngilizce altyazılı izlemelerini söyledim.

Peki beni dinlediler mi?
Hayır.
Neymiş de Türkçe altyazılı izlemeyince anlamıyorlarmış. Konuyu kaçırıyorlarmış. Espriyi kaçırıyorlarmış. Bir zevk alamıyorlarmış. Ay götüm!

Etrafımdakiler bayılıyor sinirlerimi zıplatmaya. Tavsiye isteyip duruyorlar. Ama hiç bir dediğimi yapmıyorlar. Hazırcılar çünkü. Tıpkı, çocuğuna ne kadar çok özel ders aldırırsa, ne kadar pahalı okula gönderirse, Fen Lisesi'ni kazandırma ihtimalinin o kadar yükseleceğini zanneden, çocuğunun eğitimi için emek ve vakit harcamak yerine para harcayıp işin içinden sıyrılmaya çalışan bir takım ebeveynler gibi!

Bana hep şu soruyu sorarlar: Kaç ay çalışsam YDS'yi kazanırım? Yurtdışında ne kadar kalsam İngilizce'yi şakır şakır konuşurum? Kaç ders videosu izlersem kendimi anlatacak kadar İngilizce bilirim?

Yahu bu nasıl bir tembelliktir, deyin hele bana. Bir Flashdisk ile beyninize İngilizce aktarılacak desem kredi çeker alırsınız değil mi?

Bir de şu: ''Anlıyorum ama konuşamıyorum''cular var. Sürekli futbol maçı izleyen biri, futbolun kurallarını öğrenir ama iki halı saha maçına gitmeden top bile sektiremez. Bunu söyleyince hepiniz, aaa tabi haklısın dersiniz. Ama iş dil öğrenmeye gelince her şeyin bir anda antrenmansız bir şekilde gerçekleşmesini beklersiniz. 

Bir kişi dinlese ve uygulasa kar sayarım.
İngilizce bilgisi sıfır (0) olanlar,
lütfen Youtube'a Jennifer Teacher yazın ve çıkan videoları, sırayı bozmadan izleyin. Kalem kağıt da olsun. Not tutun. 

Jennifer bomba bir hoca. Onun videolarından sıkılmak bence mümkün değil.

Ortalama bir düzeyde İngilizce bilgisi olup da, İngilizce konuşmayı öğrenmek isteyenler ise, sitcom izlesin. Önce ingilizce altyazılı olarak izleyip, bir diziyi bitirin. Sonra aynı diziyi altyazısız izleyin. 

Çoğu sitede İngilizce altyazı seçeneği yok. Ben bildiğim bir tanesini tavsiye edeyim : Sezonlukdizi

Sitcom'ları izleyin diyorum çünkü her ne kadar dram, polisiye, fantastik türü diziler çok sürükleyici olsa da, İngilizce öğrenmek için pek yardımcı olmazlar. Bir kere zaten onlarda nefes nefese kalacağınız için dile değil konuya odaklanırsınız. Mesela dünyanın en sevilen dizilerinden olan Game Of Thrones'ta konuşulan İngilizce'yi, iyi seviyedeyseniz anlayabilirsiniz. Boşuna onlarla işe başlayıp, moralinizi düşürmeyin. Sitcomlarda günlük konuşma dili yer aldığından ve sürükleyici konular olmadığından dolayı rahatlıkla dil öğrenmeye odaklanabilirsiniz. Sex and The City izliyorum bir süredir dedim ya, 6. ve son sezondayım. İngilizce öğrenmek isteyenlere tavsiye ederim. Yalnız yanınızda yörenizde 18 yaş altı ve 60 yaş üstü kimseler bulunmadığından ve kalabalık yerlerde sesli izlemediğinizden emin olun.  ;)

Friends
The Big Bang Theory
How I Met Your Mother

bu tarz dizilerden İngilizce öğrenilir.

Sonik Hanım, burada beni kimse tanımazken dilediğimi söylemeyeyim mi şimdi  -yasalar dahilinde- ? 
Öğrencilerin, öğretmenlerin, anne babamın, komşuların, bakkalın çakkalın yanında zaten kendim olamıyorum. Elalemci yanlarımı törpüleyemiyorum. Burası, millete söyleyemediklerimi söyleyip, rahatlama yerim. Bazıları blogdan para kazanıyormuş. Aferin onlara. Para kazansam, ben de şirin naif blogger olabilirdim.  Yani, okuyucularımı aşağılamamın belli bir sebebi yok. Tek derdim, içimi dökmek. 

Ve Sonik Hanım, güzel sözlerin için minettarım. 

Yorumlar

  1. Hahahaha,ay götüm,dediğin yerde koptum ben.Nihayet öğrendim ki İnfilizce öğretmenisin.Bıkmışsındır;İnfilizce'yi nasıl öğrenebilirim,teranesinden.Tıpkı benim;ne doktorusunuz,teranesinden bıktığım gibi.Hiç değişmez,aynen desiğin .gibi soruyu sorunca İngilizce'yi öğreneceklerini sanan heri zekalı topluluğuna laf harcadığına üzülürsün sonradan.Benim çocuklarım da çok iyi İngilizce okur,yazar ve konuşurlar.Devlet okulunda başladılar,liseyi özelde okudular.Ama liseye gelene kadar bayağı yol katetmişkerdi.Hep senin dediğin şeyleri yaptıkları için şu anda iyi düzeyde İngilizce biliyorlar.Baktım öğrenmenin yolu bu,ben de ilgimi çeken her konuyu youtube'dan İngilizce olarak izlemeye başladım.Len basbayağı ilerledim yahu.Aman uzatmayayım,dediğin gibi götünü yayıp sormakla olmuyor bu işler,acıcık sıkacaksın o bölgeyi ki öğrenesin.O saksıdaki aloeveralara bayıldım.Yani herhalde aloeveradır onlar.Ay bak ne kadar da her şeyi bilen bir kişiliğim (peh,peh).Zaten dincanlarına da bayıldıysım,geçen blogunu bayağı bir gezdim.Fincan yazdım aslında da,göz görmüyorr ya,yanlış olmuş.Bu mini ayoedde de bir şey düzeltmek zor zanaat.İdare et.Hadi çok kafa ğtülemeyeyim,kolay gelsin örtmenim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Basur oluruz diye korkuyorlarsa demek ;)

      Sil
  2. Bak unuttum,ben de okuyucuyum ama hiç aşağılandığımı hissetmedim bu blogu okurken.Ya kalın kafalıyım ya da altta verilen mesajı anladım,bilmiyorum 😜

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Okuyanlara iğne batırırım genelde ama çuvaldızı kendime batırıyor olmam, alınmalara engel olsun.

      Sil
  3. rica ederim, ben sadece sende gördüğüm şeyleri söyledim. bundan sonra zaten öyle şeyler yazdığında ben kenarına (*) koyup "sen hariç sonik" yazmışsın gibi okuyacağım. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu arada evlileri gömdüğüm yazılarımda arka planda şunu oku Sonik. ''Koca bulamıyorum ulannnnnn!!!'' :D
      Var mı oralarda eli yüzü düzgün zengin bir bey?

      Sil
    2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
  4. Özü sözü bir kiz ya da içi dışı bir kiz UGT

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kadın hallerini çok iyi anlayan UGT'm :)

      Sil
  5. Özü sözü bir kiz ya da içi dışı bir kiz UGT

    YanıtlaSil
  6. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  7. Merhaba, benim oğlum özel okulda okuyor(özel ya da devlet hepsi aynı ama özeller daha acımasız,burslu diye aile baskısı ile okutmak zorunda kaldım)okuldan hiç bir beklentim yok, tek isteğim çok yara almadan tamamlayabilsin, halı sahaya insin diye engoo ile internetten öğretmenler ile konuşma dersi almaya başladı, sizin fikrinizi almak istedim, paylaştığınız bilgiler için teşekkür ederim.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Alkışlayan eller dert görmesin

Bu blogdaki popüler yayınlar

Benim gibi malgöz olmayın

Taklitçi Geldi Haaaanııııımmm