Kayıtlar

2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Nermin Yıldırım Ulan!

Resim

Zaten Sormaz

Resim
Gün ağarınca boynum bükülür 
Dalarım uzaklara gönlüm sıkılır 

Sorma ne haldeyim 
Sorma kederdeyim 
Sorma yangınlardayım zaman zaman 
Sorma utanırım 
Sorma söyleyemem 
Sorma nöbetlerdeyim başım duman 

Ah bu yangın beni öldürüyor yavaş yavaş 
Kor kor ateşler yanıyor içimde 
Aşkı beni kül ediyor...

(Zeki Müren)









Ya evde yoksam?

Resim
aşkınla ne garip hallere düştüm
her şeyim tamam da bir sendin noksan
yağmur yaş demeden yollara düştüm içim ürperiyor
ya evde yoksan...

ya yolu kaybettim ya ben kayboldum
ne olur bir yerden karşıma çıksan
tepeden tırnağa sırsıklam oldum içim ürperiyor
ya evde yoksan....

aşkınla ne garip hallere düştüm
her şeyim tamam da bir sendin noksan
yağmur yaş demeden yollara düştüm içim ürperiyor
ya evde yoksan...

elbisem gündelik pabucum delik
haberin olsa da sobayı yaksan 
yağmur iliğime geçti üstelik içim ürperiyor 
ya evde yoksan...

sarhoşsam kapını çaldığım anda 
saç baş darmadağın açık saçıksa 
bir de ufak rakı varsa masanda içim ürperiyor 
ya evde yoksan...

sabahlara kadar içsek sevişsek
ne ben işe gitsem ne sen ayılsan
derin bir uykunun dibine düşsek içim ürperiyor 
ya evde yoksan...

ne kadar üşüdüm nasıl acıktım

Kaktüsüm Çiçek Açtı

Resim
UGT sayesinde hayatımda okuduğum en güzel kitabı okudum. Nermin Yıldırım - Dokunmadan.

Okuldaki tek arkadaşım Mergen'e ödünç verdim. Geri alınca altını çizdiğim yerleri size yazarım. İlginizi çekerse siz de okursunuz. 3 yıl öncesine kadar kitap ödünç vermeye tövbe etmişlerdendim. Aman da nasıl sinirleniyordum vaktinde iade etmeyenlere. Şimdi sallamıyorum. Artık konuşurken her kelimenin ardına ''dedi'' getirenleri de sallamıyorum. Yazım hatası yapanları da sallamıyorum. Bir ayağı sallanıp duran balkon masamı da sallamıyorum. Size sallanan sandalyemden bahsetmiştim bir zamanlar. Ablamın deposundan geçen gün getirebildim eve. Onun kırık dökük olmasını da sallamıyorum. Durun sizin için fotoğrafını çekeyim. A101'den aldığım penye çiçekli don, ilk giyişimde delindi. Onu da sallamıyorum. Şimdi klavyeden elimi çektikçe o deliği kurcalayıp, büyütüyorum. 






Sandalye, evime geleli bir kaç gün oldu. Çok pisti. Balkonda hortumla yıkadım. Ayak tamiri konusuyla ilgileneceğim. Az …
Eve yeni bir şey alınca sevinçten önce bütün evi temizliyorum. Sonra kendimi. 
Geliyorum birazdan. Bekleyin

''Yine de yeni güne inanmaya sebebim çok''

Ev hanımlığı, boktan bir meslek. 24 saat çalışıp, maaş almadığın türden. Hayati riskleri de var üstelik. Evhanımıysanız bir de her gün öğle saatlerinde kornaya abanan ve ardından ''süt geldiii!'' diye bağıran adamı işitmek zorundasınız. Sonrasında ne bütün saç kıllarını 2400 wattla çektiğiniz halıya bakıp mutlu olabilirsiniz, ne de mis gibi yıkadığınız balkonda içtiğiniz kahvenin indirimden aldığınız fincanına. Ama 3 yıldır dinlemek zorunda kaldığınız herifin, komşunuza süt verirken, ''Mayan var mı maya vereyim mi?'' dediğini duyunca o sütü döken gariban kediye dönersiniz. Facebook'ta üye olduğum organik beslen temalı grupta biri sormuştu, ''Maya yoksa ne yapabiliriz?''  Arkadaş listemde kimse yok nasıl olsa, herkese açık gruplara yaptığım aptalca yorumları ana sayfada görüp, benden soğuyacak kimse de yok. ''Komşudan isteyebiliriz'' yazıp, yanına kalp koydum. Maya isteyebileceğimiz kadarcık bir komşuluğumuz yoksa da y…

Kafamda Soru Falan Yok

Resim
Kafamda deli sorular falan yok. Prada muhteşem namıl rengi gözlük, 750 lira. Okulda çalınan muhteşem gözlüğümü çok özlüyorum. O, bunun biraz ince çerçeveli ve kahverengi olanıydı. Yine Prada'ydı. Şu anki gözlüğümü Markafoni'den 250'ye falan almıştım. Dolce&Gabbana. Pudra rengi kemik çerçeveli. Sevimli bir şey. Yani gözlüksüz kalmadım. Var bir tane. Tabi ki de bu perşembe A101'e 700 liraya gelecek olan lazer epilatörü alacağım. Çünkü lazer yani. Ağdadan bir takım bölgelerim bıktı. Kendim yapıyorum bir de yani. Ha, kuaföre yaptırdığım zamanlar da oldu da, bende bir gizli kamera korkusu var. Lazere de 5 seans gitmiştim Yakala.co kampanyasıyla 5 seans 50 lira. E onda da kendimi pek güvende hissetmedim. Acılı bir jinekolojik muayenenin biraz daha utanç verici hali. Oturup size ev tipi lazer epilatörleri övmekle uğraşamayacağım. Philips Lumea 1997 almayı düşünüyordum. Neden 1997? Çünkü kabloluydu. Diğer Lumea'lar şarjlı. Ne saçma. A101'i icat eden gavursa da cenn…

Kötüsünüz

Köylülerden nefret ediyorum. Bir kaç kişi üzerinden genelleme yapan bir cahilim. Azıcık empati ama yaa. Bu kadar cahil, bu kadar terbiyesiz, küfürbaz, bu kadar acımasız ve kindar olmasınlar. 
Yaa terbiyesizlerin çocuğu KPSS'ye çalışıyor küçücük köy evinde. Tek odada soba yandığı için mecburen ana babasıyla aynı odada oturuyor. Seks yapmak ve televizyon izlemek için dünyaya gelmiş aciz mahlukat, televizyonun sesini kısar mısınız ders çalışamıyorum diyen kızlarına, ağza alınmayacak küfürler ediyor.
Köylüler.. Bütün o televizyon aşklarıyla, pislikleriyle, geğirmeleriyle, sapıklıklarıyla midemi bulandırıyorlar.
Köylülerin sapıklıkları.. Ahh. Geçenlerde Ayşe Arman vesilesiyle torununu taciz eden bir yaratığın haberini okumuştum. Anneannenin ve dayıların nasıl görmezden geldiğini vesaire. Yıkılmıştım her okuyan gibi . Yukarıda bahsi geçen KPSS hazırlığı içindeki arkadaşıma anlatmıştım olayı. O da dünyaya televizyon izlemeye ve seks yapmaya gelen koca göbekli annesine anlatmış. Annesinin ga…

Unbreak My Heart dinleme!

Birini çok özlediğinde, onu tanımadan bir gün öncesine dönmeye çalışıyorsun kafanda. Dönüp, bakıyorsun. Biri diye biri yok. Biri yokken, sen etimle kemiğinle yaşıyormuşsun. Biri yokken birinin varlığından haberdar değilmişsin. Haberdar olmadığın için, hiç doğmamış oluyormuş o mesela. Sana onu hatırlatan bir şarkı, sadece güzel ya da kötü bir şarkıymış meğer. O şarkı, birinden önce de varmış. Tıpkı senin gibi. E sen onu tanımadan önceki gün ölmüyormuşsun. Biri, yabancıymış sana. Sokakta yanından geçerken kalbin ağzına gelmiyormuş. Çünkü o gün o, biri bile değilmiş. Önce yabancıyken, sonra ailen olabiliyormuş biri. Ertesi gün tekrar yabancı olabiliyormuş. Ama Allah kimseyi gördüğü o birinden geri koymasın. Onu tanımadan bir gün önceki gibi olamıyormuşsun bir türlü. Kaç tane ''birini'' tanırsan tanı, her yeni birini tanıdığında o güne kadar yapayalnız olduğunu fark ediyormuşsun. Nasıl yaşayıp gittiğine bile şaşıyormuşsun. Birinin bir şeyi olmak için sık sık birini tanıyıp…

Buna Maruz Kalmak Zorunda Değilsiniz

Resim
Az idare edeceksiniz beni. Lütfedin. Şurada ağız tadıyla aşk acısı çekeyim. Arkadaşlarımın yanında yapamıyorum. Azarlıyorlar. ''Saçmalama Tuba. Aşık falan değilsin. Hırs yaptın.'' 
''Sevmiyorsun. Sevsen kıro olduğunu fark etmezdin.''
''Sevsen bize laf söyletmezdin.''
''Aşık değilsin sen. Aşık olsaydın ben anlardım.''

Offf!
Bir susun yaaa! İlla her şeye bir isim takacaksınız. Neyse ki şarkılar sizin kadar sığ değil. Aşığım ya da değilim. Adı her neyse. Ne önemi var ki isimlerin. Eşyanın adı var. İnsanın var. Hayvanlara bile isim taktınız. Duygularıma da isim vermeyiverin bir zahmet. Aşk, ego zedelenmesi, hırs, kovalamaca, kompleks.. Falan şeşmekan. 

Yaa azıcık köşeme çekilip dertlenemeyecek miyim? Ağlamıyorum, kendimi yerden yere atmıyorum, mesaj atmayayım diye kollarımı size bağlatmıyorum. Ben de aşk acımı şiir okuyarak, şarkı dinleyerek yaşıyorum. 

Neden hep gülmek ve güldürmek zorundaymışım gibi davranıyorsunuz? Halbuki bir su…

Nermin Yıldırım - Dokunmadan

Resim
UGT'nin yorumu üzerine Kitapsan'a Nermin Yıldırım adlı henüz tanımadığım ama bence tanıyınca çok seveceğim kadının geçen ay çıkan, Dokunmadan adlı kitabını almaya gittim. Yeni bir kitaba ve yeni bir diziye başlamak, iyi geliyor. Yeni alışkanlıklar edinmeye benziyor. Sabah uyanınca, ayrıldığımı unutup yanlışlıkla Narsist Ormanınkralı'na günaydın mesajı atmaktan korkuyorum çünkü. Yeni bir sabah ritüeli, yeni kitaplar ve dizilerle oluyor. Yeni ayakkabılar ve çantalar sadece umut verip, kandırıyor. Bunu alırsam herkes bana aşık olacak bence. (Olmadı) Kitaplar ve diziler dürüst. Ne sen varsın, ne de sana aşık olabilecek bir bitli baklayı ayırt edemeyen kör alıcı. Gel biz sana günaydın mesajlarıyla birlikte, seni bile unutturalım diyorlar. Lafta kalmıyor.







Ben, çok kitap alan, eşe dosta çok kitap ödünç veren, eşe dosta çok kitap ödünç vermemeye sık sık karar veren, bu kararından her defasında dönen, arabaların sileceklerine, ATM'lere, banklara kitap bırakan, ama az kitap okuya…