Unbreak My Heart dinleme!

Birini çok özlediğinde, onu tanımadan bir gün öncesine dönmeye çalışıyorsun kafanda. Dönüp, bakıyorsun. Biri diye biri yok. Biri yokken, sen etimle kemiğinle yaşıyormuşsun. Biri yokken birinin varlığından haberdar değilmişsin. Haberdar olmadığın için, hiç doğmamış oluyormuş o mesela. Sana onu hatırlatan bir şarkı, sadece güzel ya da kötü bir şarkıymış meğer. O şarkı, birinden önce de varmış. Tıpkı senin gibi. E sen onu tanımadan önceki gün ölmüyormuşsun. Biri, yabancıymış sana. Sokakta yanından geçerken kalbin ağzına gelmiyormuş. Çünkü o gün o, biri bile değilmiş. Önce yabancıyken, sonra ailen olabiliyormuş biri. Ertesi gün tekrar yabancı olabiliyormuş. Ama Allah kimseyi gördüğü o birinden geri koymasın. Onu tanımadan bir gün önceki gibi olamıyormuşsun bir türlü. Kaç tane ''birini'' tanırsan tanı, her yeni birini tanıdığında o güne kadar yapayalnız olduğunu fark ediyormuşsun. Nasıl yaşayıp gittiğine bile şaşıyormuşsun. Birinin bir şeyi olmak için sık sık birini tanıyıp, birini kaybetmen gerekiyormuş. Çünkü ne sen kavunmuşsun, ne de biri. Sen arıymışsın, biri pervane. Hiç biriniz çiçek ya da ışık olamamış. Çünkü oturamıyormuşsunuz oturduğunuz yerde. Koştur koştur. Birini ara ki bulasın. Çünkü teyzeler kısmetinin üstüne atlamak gerek demişlerdir sana.
Artık biriyle tanışma. Elin adamı ailen oluyor sonra. Ve bir daha elin adamı oluveriyor. Bir insan bunu kendine yapmamalı.

Yorumlar

Yorum Gönder

Alkışlayan eller dert görmesin

Bu blogdaki popüler yayınlar

İrem Çağıl

Eli yüzü düzgün öğretmen kız takip altında